Giriş
(5)

Powerpoint uk map

duyurukullanıcısı
Allah rizasi icin biri bana powerpointte UK illerinin icinde oldugu bir map chart atabilir mi?Rastgele degerler koyun ben duzenlerim
Allah rizasi icin biri bana powerpointte UK illerinin icinde oldugu bir map chart atabilir mi?

Rastgele degerler koyun ben duzenlerim
-1
duyurukullanıcısı
(05.05.26)
Ağa bunu herhangi bir yapay zekaya yazsaydın ya
-1
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Göndereceğim, duyuruyu silme.

edit:
www.dosyaupload.com
www.dosyaupload.com
+3
himmet dayi
(05.05.26)
Canım kardeşim ben o kadar zaman ayırıp iki tane dosya hazırladım yolladım, hiç üşenmedim. Sen de üşenme ver şu cevap budur tikini.
+1
himmet dayi
(09.05.26)
hacı abi teşekkürler eline sağlık
0
🌸duyurukullanıcısı
(10.05.26)
london'a falan greater london yazmak gerekiyormuş yoksa eyalet olan london'ı anlıyor, il olanı anlamıyor falan. bende sonradan anladım.

ai falan da olmamıştı.
0
🌸duyurukullanıcısı
(10.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(12)

Vize almaya çalışan herkese soruyorum.

anaphylacticshock
Merhaba, Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim. Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor. Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diy
Merhaba,

Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim.

Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor.

Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diyor.

Vizeye başvururken kafanızda gelecekle ilgili, özellikle iş ve yaşam masrafları ile ilgili bir plan var mı merak ediyorum.

1) Başvurduğunuz ülkeye vize çıkarsa gidince ne iş yapmayı, nasıl geçinmeyi düşünüyorsunuz?

2) Başvuru yaparken gidince beni en az 6 ay idare eder diye güvendiğiniz bir birikim falan var mı?

3) Çalışma izni, oturma izni vs nasıl almayı düşünüyorsunuz?

4) Tam olarak amacınız ne? Neresi olursa olsun bir şekilde farklı bir ülkeye yerleşmek mi yoksa kafanızda daha net bir hedef ve plan var mı?

5) İşler planladığınız gibi gitmezse diye yedek bir planınız var mı?

6) Gideceğiniz ülkenin anadilini bilmiyorken resmi işlemleri, başvuruları nasıl halledeceksiniz?

Bu sorular vize almaya çalışan herkese. Cevaplayabilirseniz çok sevinirim.

Ben 8 ay içinde İngiltereye yerleşmeyi planlıyorum.
İlgim olan bir bölümde tezsiz yüksek lisansa başvurup gitmeyi düşünüyorum.
Ama asıl istediğim gidince orada çalışmak ve kalabilmek.
Devamlı gidince ne yaparım ne ederim, nasıl geçinirim, nasıl iş bulurum, okul ücretini nasıl öderim vs diye düşünüyorum.

Ben mi kafaya fazla takıyorum, biraz daha pervasız olup bodoslama harekete geçmek mi lazım bilmiyorum.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
ben ve çevremdeki herkes tatil-gezi amaçlı vize alıyor.
vize alıp kaçak olarak yerleşmeye çalışan görmedim tanımadım.

kafaya takmak gerek. kolay değil yurt dışına yerleşmek. iş bulup gitmek lazım.
kaçak gitmek isteyen oranı gerçekten az. çoğu tatil-iş amaçlı.
+4
jelly bear
(30.04.26)
Vize sorularını soran herkesin göçmek istediğini sanmıyorum. Seyahat için olabilir. İş için olabilir.
+5
peki madem
(30.04.26)
Schengen vizesi ile turistik amaçla bir ülkeyi ziyaret edersin. Bir ülkeye yerleşmek turist vizesi veya öğrenci vizesi ile olmuyor.

İlgin olan bölümde masterı yapıp çok yüksek ihtimalle dönersin Türkiye'ye. Zaman ve para sorun değilse denenebilir, 40 bin pound verip çıkmak koymayacaksa denersin

Herkes yapıyor ben de yapayım kafası hastalıklı bir kafa. Bir ev parası dökp Türkiye'ye geri dönmek şuan en yanlış iş ve Türklerin çoğu bunu yapıyor.
+3
runaway
(30.04.26)
ben de vize alınca sadece tatil amaçlı düşünüyorum . sana ingiltere için bir önerim var . yakın bir arkadaşım ingiltere'de yaşayan kız arkadaşı ile partner vizesine başvurdu ve orada yaşıyor. çalışma izni de var . kız arkadaşının evinde kalıyor .
ona sorarsan ; orada yaşanmaz diyor hava hep soğuk hep yağmurlu ve kapalı , sokaklar bomboş insan yok . orada yerleşik çok afgan ve ortadoğulu var kötü işlerde çalışıyorlar , ingiliz halkı da yabancılara 2. sınıf gibi davranıyor diyor yani rahatsızlık hissettiriyorlarmış . saat 16:00 da her yer kapanıyor sokaklar boş kalıyor herkes evinde ya da barlarda zaman geçiriyor diyor . ben hiç gitmedim bilmiyorum onun anlattıkları bunlar .
+2
devilone
(30.04.26)
burada acilan vize sorularinin %99'u turistik amacla alinan vize icin.
oturma izni, calisma izni gibi konularla ilgili nispeten az soru geliyor. bence iki vizeyi birbirine karistirmissiniz siz.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Daha önce 2 dönem Polonya'da erasmus yaptım.

Şimdi İngiltere'de bir PgDip programına başvurmayı düşünüyorum.

Öğrenci vizesi ile part time çalışma izni de veriyorlar.

Ama nerede iş bulurum, nasıl geçinirim, bölümü sever miyim vs diye düşünüyorum devamlı.
0
🌸anaphylacticshock
(30.04.26)
Yanlis soru. Is bulup giden zaten oradaki sirketin davetiyle gittigi icin boyle sorunlar yasanmiyor. Soylendigi gibi, bu soruyu soranlarin tamamina yakini turistik amacla ya da seminer konferans vs. amaciyla kisa donemli gitmek isteyen insanlar. Kendi kendinize vizeye basvurup orda yasamaya baslayamazsiniz.
+1
synesthesia
(30.04.26)
herhalde avrupa'da berlin, hamburg, köln, brüksel gibi türkonun, surinin, pakinin harman oldugu ve havanin bok gibi oldugu sehirlerden daha kötü bir yer varsa o da londra'dir :)
bari irlanda ya da iskocya düsünün de en azindan sadece havasi kötü dersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Kategorileri birbirine karıştırmışsın. O soruların neredeyse tamamı turistik amaçlı olan Schengen vizesiyle ilgili ve bu vizeyle Avrupya'ya gitsen dahi orada kalıp çalışamazsın. Kalıp çalışabileceğin (ve senin yıllar önce Erasmus için başvurduğun) vize tipi Schengen vizesi değil, D tipi ulusal vize. Ulusal vize başvurularında da red oranı çok çok düşük.

Yani öyle kafana göre "ben bir Avrupa'ya gideyim de iş bulur kalırım" diye düşünüp başvurduğun vize C tipi (yani Schengen) değil. D tipi vize.

İngiltere işine gelirsek, gidip yüksek lisans yapayıp sonra kalırım diyorsan yüksek lisans süresinde harcayacağın bütün para hesabında varsa (her ülkenin kendi tutar kriteri vardır, aylık 600 sterlindir atıyorum) o parayı gösterip ulusal vize alabilirsin. Zaten o para hesabında varsa da iş bulana kadar nasıl geçineceğin sorusu cevap bulmuş oluyor. O geçinecek para hesabında yoksa zaten vize alamazsın.

edit: Şöyle bir ekleme de yapayım. Turistik vizeyle gidip orada iş bulma durumunda da ulusal vize ya da oturum iznine orada başvuramazsın neredeyse hiçbir ülkede. Sadece Almanya geçen yıl böyle bir esneklik tanımıştı. Onun dışında diğer ülkelerde Schengen vizesiyle orada bulunuyor olsan bile uzun dönem vizeye ikamet ettiğin ülkeden başvurmak zorundasın.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Gitmeyi baya niyetlenmiştim. Personeli olduğum firma bir dönem yurtdışına açılacak diye söylendi, o ara baya nasıl gidebilirim diye biraz düşünmüştüm ama yurtdışına açılış öyle kaldı. Hoş açılşa bile düşününce gittiğimde ev iş ekseninde bir hayatım olurdu. En azından burada tek başıma gidiyorsam olsa bile iyi kötü etkinliklere gidiyorum iş çıkışı.

Turistlik vize alıyorum +1. Vize alıp alıp yurtdışına gitmek daha cazip.
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Sponsor bulma kaygısı 10 sene önceydi. Şimdi maaş kriterini sağlayan iş ve sponsor bulması gerekecek. Bunu yapacak kişi zaten master gibi yollara girmez.
-1
runaway
(30.04.26)
Ingiltere'de "Ogrenci olarak gideyim sonra is bulup yerlesirim" mantigini oldurecek bir suru yasa cikartiyorlar haberiniz olsun.
Son iki yildir yasanan gocmen kirizi/politik savas yuzunden tum partiler gocmenleri engelleme pesinde, ozellikle Turkiye, Afganistan, Iran, Pakistan gibi ulkelerden gelenlere buyuk sikinti yasatacaklar.

Diger yazilan, sokaklar bos, kimse yok, sosyal hayat yok vs gibi laflar ise klasik "Ben adapte olamadiysam demek her yer boyle" kafasi.
Yerlesebilirseniz, sosyal hayati siz kurarsiniz, baskasinin size kurmasini beklerseniz hayat yok tabii ki.
0
quaker
(01.05.26)
(25)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+7
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+20
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
-1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+6
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+6
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Eski sevgili mide bulandırıcı bir şey değil mi ya. Bu kadar eksiyi hak etmişsin. Aldatmışsın bir de. Karakter nasip olur inş.
-3
arbre
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(10)

binadaki işletmeden gelen yağ kokusu

art cat chocolate
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.

buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız diyor.

ben 10 yıldır bu binadayım. çevrede çok esnaf var yemek yeri var yani. karşımda tostçu var. hiçbiri böyle kokmuyor. yani anlatılmaz yaşanır bir yağ kokusu. evime eşyalarıma sindi yemin ederim. ayrıca astımım da var öksürmekten mahvoldum. taşınabilsem taşınırdım.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
Yönetici sorumluluktan kaçmış resmen. Ne demek belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız? Belediyeden çevreyi kirletme izni mi almış? İşletme izni almış olabilir. Doğru dürüst havalandırma yapacak. Etrafa koku yaymayacak şekilde filtreleyecek. Dev gibi restoranlardan gram yağ kokusu çıkmıyor. El kadar yerden nasıl o kadar koku çıkar diye beldiye gelip inceleme yapacak gerekirse ceza kesecek ama o işletme bu havalandırma sorununu çözecek. Belediyeye şikayet edin direkt.
+2
himmet dayi
(29.04.26)
yönetici şimdi işletmeyle konuşmuş, beni aradı. benden başka şikayet eden sadece 1 kişi olmuş. daire sahiplerinden izin almışlar gıda olduğunu söyleyerek ve ona göre işletme açmışlar. ben kiracıyım, hiç haberim olmadı bu işten. çözülmesi kolay değilmiş, masraf gerekirmiş vs. izinleri de almışlar belediyeden.

valla mahalle yemekçi dolu, dönerciler kebapçılar var, ev yemekçileri var. her gün önlerinden geçiyorum. hiç böyle kokmuyor. 1 odalık bir alan bu işletme gerçekten küçücük ama çok kötü yağ kokusu geliyor.
0
🌸art cat chocolate
(29.04.26)
düşük kalite yağ kullanıyor ya da kullanırken yağı yakıyor belli ki.
ALO 174 Gıda Hattı varmış. Arayın, gelip incelesinler.
0
lil siztah
(29.04.26)
"Çözülmesi kolay değil, masraf gerekir"

Bunu söyleyerek zaten bir usülsüzlük olduğunu da itiraf etmiş oluyorlar. Kusura bakmayacaklar da bu işe girerken onu düşüneceklerdi. Masraf gerekiyorsa o masrafı yapacaklar. Kimse o yağ kokusuna maruz kalmak zorunda değil.
+3
himmet dayi
(29.04.26)
Dükkanın ayrı bacasinin olması lazım eğer yoksa zabıtaya şikayet edin
+1
mirty
(29.04.26)
Chat GPT CEVABI:

Bu durum “katlanmak zorundasın” denilecek bir şey değil. Özellikle sağlık (astım) etkileniyorsa, hukuken de teknik olarak da çözümü var. Ama gerçekçi olalım: bu genelde tek adımda değil, birkaç yoldan aynı anda ilerleyince çözülür.
Şunu net söyleyeyim:
Belediyeden ruhsat almış olmaları = her şeyi doğru yaptıkları anlamına gelmez.
Koku, duman ve filtre konusu ayrıca denetlenir.
🔴 Asıl sorun ne?
Senin tarif ettiğin şey çok büyük ihtimalle:
Yetersiz baca sistemi
Ya da filtre (karbon + elektrostatik) eksikliği
Ya da baca çıkışının yanlış yerde olması
Yani teknik olarak düzeltilebilir bir problem.
Zaten diğer esnafta olmamasının sebebi de bu.
⚖️ Hukuki olarak hakkın var mı?
Evet, hem de güçlü şekilde.
Türk hukukunda:
“Komşuya zarar veren kullanım” yasaktır (kat mülkiyeti + borçlar hukuku)
Koku, duman, gürültü → “rahatsızlık” sayılır
Sağlığı etkiliyorsa (astım) durum daha da ciddileşir
Kiracı olman hiçbir şeyi değiştirmez. Hakların var.
🧭 Ne yapabilirsin? (En etkili yol haritası)
1️⃣ Belediyeye şikayet (en kritik adım)
Bağlı olduğun ilçe belediyesine:
Zabıta
Çevre Koruma Müdürlüğü
şikayet et.
Şunu özellikle söyle:
“Yoğun kızartma kokusu var”
“Filtre/baca yetersiz”
“Evime doluyor, sağlık sorunu yaşıyorum (astım)”
👉 Bu çok önemli:
“koku ölçümü / baca denetimi talep ediyorum” diye özellikle belirt.
2️⃣ CİMER’e yaz
Belediye bazen ağırdan alır.
CİMER’e yazarsan:
Dosya resmi kayda girer
Belediyeye geri yönlendirilir ama daha ciddiye alınır
3️⃣ Sağlık boyutunu vurgula
Astımın olduğunu mutlaka belirt.
Mümkünse:
Devlet hastanesinden “koku tetikliyor” şeklinde bir rapor alırsan
→ Bu iş çok hızlanır
4️⃣ Yöneticiye tekrar baskı (ama doğru şekilde)
Yönetici yanlış söylüyor.
Şunu net söyle:
“Bu durum kat maliklerine zarar veriyor”
“Baca ve filtre uygun değilse müdahale etmek zorundasınız”
Yani konu:
“izin aldılar” değil
“şu an kurallara uygun mu?”
5️⃣ Son çare (ama güçlü): Sulh hukuk / ihtar
Eğer düzelmezse:
Noterden ihtar çekilebilir
“rahatsızlığın giderilmesi” davası açılabilir
Bu noktada genelde işletme geri adım atar çünkü:
Filtre sistemi kurmak, dava ile uğraşmaktan daha ucuz
🧠 Pratik kısa çözümler (geçici)
Bunlar çözüm değil ama seni biraz rahatlatır:
Cam tarafına karbon filtreli hava temizleyici
Kapı altına izolasyon fitili
Aspiratör filtresi takmak (pencereye yakın)
Ama bunlar sadece “idare eder”, sorunu çözmez.
💬 Açık konuşayım
Bu tür küçük işletmeler bazen:
Masraftan kaçmak için filtre takmaz
Ya da “idare eder” diye geçiştirir
Ama seninki normal değil.
Senin söylediğin seviye → denetimlik durum
İstersen
Senin adına:
�⁠Belediyeye yazılacak net bir şikayet metni
�⁠CİMER başvurusu hazır metni
hazırlayayım. Direkt kopyala-yapıştır yaparsın.
Bu iş çözülebilir, yalnız değilsin bu konuda.
-3
anaphylacticshock
(30.04.26)
Kısaca:

Doktordan astım raporu alın.
Belediyeye yazılı olarak şikayet edin ve bu raporu da sunun.
Belediyeye şikayetin hemen ardından cimere de başvurun ki kayıt açılsın.

Bunlar yeterli olacaktır.

Gene de olmazsa noterden ihtar çekin.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
belediyeye e-şikayet ettik(yönetim), gelip havalandırmasını kontrol ettiler ve yükümlülük dışında kullanım var diye hava filtresini mi ne değiştirttiler, belediyeden yazı geldi ilgilendik çözümler tebliğ edildi diye..
0
eja
(30.04.26)
Düzelmedi diye bir daha başvurun o zaman.
Gürültüden falan şikayet etseniz desibel ölçümü yapılır da koku olayı sıkıntı.
Kokuyu objektif olarak değerlendirecek, ölçüm yapacak bir cihaz yok galiba.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
herkese teşekkürler. ben de belediyeye şikayet ettim. genel olarak her şeyleri uygunmuş. sadece aktif karbon filtrelerinin kullanım ömrü dolmuş. tutanak tutup değiştirmeleri için resmi süre vermişler.

umarım zor bir yaz geçirmeyiz apartman olarak. herkes panjurlarını kapatmış resmen binada. bir de tek cephe olunca gerçekten çok zorlanıyoruz.
+2
🌸art cat chocolate
(02.05.26)
(4)

negatif anlamda 'isini bilir' nasil ingilizceye cevrilir

kassiopeia
soru baslikta, bazen kullaniriz ya, x isini bilir gibi ama negatif anlamda, rusvet almak gibi degil de mesela kendini cikarlari icin oldugundan farkli gorunmek/davranmak, nabza gore serbet vermek anlaminda, bunu nasil ingilizceye ceviririz?
soru baslikta, bazen kullaniriz ya, x isini bilir gibi ama negatif anlamda, rusvet almak gibi degil de mesela kendini cikarlari icin oldugundan farkli gorunmek/davranmak, nabza gore serbet vermek anlaminda, bunu nasil ingilizceye ceviririz?
0
kassiopeia
(29.04.26)
"he knows what he is doing" icerige gore olabilir.

cakallik/kurnazlik anlaminda "he is a smart-arse"
+1
baldur2
(29.04.26)
Streetwise sifat olarak
+1
floydian
(29.04.26)
- He/She knows how to play the game.
- He/She knows which way the wind is blowing.
+4
himmet dayi
(29.04.26)
"Shrewd" diye bir sözcük var, sanırım ihtiyacınızı karşılar. @Himmet dayi'nın "game" örneği de doğru.
0
yadigar
(29.04.26)
(6)

Devletin, milletin iradesi dışında hareket etmesini nasıl okuyorsunuz ?

izmirduyuru
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altı
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altında kararlar alarak kendi kendini yönettiği bir idare biçimidir. (Yanlış biliyorsam düzeltiniz.)

Halkın özellikle zehirli madenciliğe %80, %90 oranında karşı olduğu bu uygulamaları Meclis kimin adına alıyor ve yürürlüğe koyabiliyor? küçük bir ihale değil ki bir kaç kişi faydalanacak olsun, bütün memlekette maden ihaleleri daha önce hiç görülmediği kadar veriliyor, Bu konu bir noktadan sonra ülkenin üzerinde kapkara bir buluta dönüşüyor. Bu kararı kim veriyor? Vatandaşın razı gelmediği şeyi vekil nasıl onaylıyor?

Evet, bu konu ile alakalı yorumlarınızı duymak isterim

x.com
0
izmirduyuru
(29.04.26)
kapitalizm. kapitalizm. kapitalizm.

bu tür soruların cevabı asla değişmeyecek. bazen bana da "sus amk takmışsın bi kapitalizm" diyorlar ama bokun içinde yüzüyorsak ve herkes sürekli bok kokusundan şikayetçiyse önce bu bok meselesini çözmeden, her şeyi ona bağlamadan nasıl ilerlenir yani bilmiyorum.

atatürk'ün yaptığı devrim çok kıymetliydi ama tamamına varmadı. kapitalizmin ve sağcıların kaçınılmaz sonucu olarak ülke kısa sürede tekrar toprak sahiplerinin, işletmecilerin eline düşüp onların elinde şekillendi. siyaset de tabii ki buna göre dizayn edildi.

2026 türkiyesinde "hepsi aynı hemşehrim" diyerek akp'nin verdiği zararı küçümsemek veya mevcut düzeni meşrulaştırmak istemiyorum ama uzun vadede çalışma prensipleri akp de gelse chp de gelse gerçekten değişmiyor: kapitali elinde tutan, imkânlarını garibanı ezmek için kullanıyor. birinin daha "cömert" ezmesi uzun vadeli gidişatı veya temel prensipleri değiştirmez.

ülkenin her bir yanının zengin şirketlere peşkeş çekilmesi, ülkenin polisinin sadece MAAŞ ALAMADIĞI için sesini çıkaran madenciyi veya öğrencileri coplaması vs. hep aynı hastalığın semptomları.

kısacası bunların hepsi kan emici liberallerin palavrası. bizi başka bir dünya olmadığına, içinde yaşadığımızın en özgür ve ilerici ve adaletli olduğuna inandırdılar. geldiğimiz noktada ise süper güç çocuklara tecavüz edip milyonlarca insanı bombalarken kendi vatandaşı insülin alamadığı için ölüyor, hemen her yerde bir avuç zengin koca ülkeleri kendisi için çalıştırıyor. onların yere düşse almayacakları para için biz ömür veriyoruz, 40-45 yaşında başımızı sokacağımız evimiz varsa şanslı sayılıyoruz.

sosyalizm insanlara saçma, ütopik geliyor ama milyonlarca insanın geceli gündüzlü çalışıp ay sonunu getirememesi veya jeff bezos sıçmaya özel yatıyla giderken amazon çalışanlarının tuvalete bile gidemeyip şişelere işemek zorunda kalması "normal" sayılıyor.

kısacası devletin milletin iradesi dışında hareket etmesini çok "normal" okuyorum. plan tam olarak istendiği ve dizayn edildiği şekilde çalışıyor. insanlar o politik değil, bu politik değil vs. demeye devam ettiği; emeğiyle, alın teriyle kazandığı para için patrona müteşekkir olduğu sürece de hiçbir şey değişmez zaten.
0
der meister
(29.04.26)
Çok karmaşıklaştırmaya gerek yok aslında. Millet oy veriyor. Teoride kendini en iyi temsil edene veriyor. Eğer milletin %90'ının karşı olduğu bir icraat yaparsa bir dahaki seçimde karşı olanlar oy vermez. Aslında bu kadar basit. Seçilen bir vekil ya da parti bir sonraki seçimde tekrar seçilebileceği bir politikas güder. "Millet ne istiyorsa o" diye motamot bir politika olması mümkün değil. O zaman her kararı referanduma götürmek gerekir.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
Amerika'da zamanında bir araştırma yapılmıştı. Hangi parti başta olursa olsun, zenginlerin hemen hemen tüm istekleri yasalaşırken, halkın taleplerinin çok kısıtlı bir kısmı yerine geliyordu.

Bu tüm demokrasilerde böyle. Sebebi de gelip gelip insanın açgözlülüğüne, makam, güç ve para arzusuna dayanıyor.

Eğitim şart. Bir toplum birey bazında manevi disiplinini ne kadar yüksek tutabilirse insanlıkla ilgili konularda o kadar ilerleyebilir. İş dönüp dolaşıp bireysel karakter kalitesine dayanıyor. Ben, toplum olarak hali hazırda helak olduğumuzu ama bunun henüz farkında olmadığımızı düşünüyorum.
+2
yadigar
(29.04.26)
bugünlerde 1940'ların meclis tutanaklarını okuyorum. meclis'in çatısının yapılması tartışılırken, bir vekil kalkıp, "fazla para harcatmam! ayağında çarığı olmayan köylünün ineğini satarak ödediği verginin hesabını veremeyiz!" diye bağırıyor; diğer vekiller de bunu destekliyor. şimdi olanı, bunun tam tersi gibi düşünün işte..
+2
lil siztah
(29.04.26)
şu anki iktidar, refah partisinden ayrılırken milli görüş gömleğini çıkarıyoruz dediler. patronlarla görüştüler, patronların şüpheleri vardı giderildi, arada patronlara çatsalarda her daim sermaye ne derse onu yaptılar. sermayenin maşası oldular, cepleri doldu. halkın milletin iradesini geç kendi savundukları her şeyi gömlek gibi çıkarıp değiştirebileceklerini düşünen zihin yapısı halkını ve milletini düşünmez. demirel o zaman bu dönemin devamı olan özal hükümetine "borçlanarak yol yapmayın, yap-işlet-devret ile yabancılara yaptırmayın" demişti. demirel bile bence devletçi olmamasına rağmen bu grubu bunu söylemiştir. aklı çalışan insanlar doğruyu görür cebini ve koltuğunu sevenler parayı görür. ülkenin milletin çıkarı falan düşünülmez.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
Videodaki şahıs (belki kendince) erken seçim çalışmalarını, doğa böcek çicek diyerek madencilik sahaları hususunda başlatmış .
Videonun sonunda da erken seçimden bahsediyor. Parti derdi olmayan veya tercih konusunda kararsız kalmış , doğayı seven seçmen grubunu konsolide etme çabasını görüyorum.

Bu hususta ne kadar samimi bilmiyorum ama özellikle uluslararası alanda nadir toprak elementleri hususunda azami bir yarış oldukça belirgin bir hal almışken bu gibi sosyal medyadaki paylaşımlar, ancak konunun temelinden habersiz kitleyi manüple eder.

Devletler toplumların beklentisi dışında evet hareket edebiliyor.
Genel manada statü farklılığı (yöneten ve yönetilen gibi) aradaki bilgi, tecrübe farklılığını da gösterir.
Ayda bir alınan maaşla kendi hayatına bakan çoğu kişi, devlet bazında uzun süreli kalkınma planlarının, diğer uluslararası projelerinin mahiyetini veya getirisini anlamayabilir.

Şartlarına riayet edildiğinde ise maden çıkarma işlemleri çevreye neden zarar versin?
Yazılacak çok şey var ama Türkiye'de altın çıkarma konusunda özellikle bir araştırma yapmak isteyen Türkiye'de Alman vakıfları ve Bergama Dosyası kitabına da kesinlikle göz atmalıdır.
(Kendim okuyalı 20 yıl kadar olmuştur)

Doğa , hayvan , kadın hakları , maden çıkarma ve diğer insanı ve insan bedenini de ilgilendiren projeler büyütülüp sıradışı tartışma konusu olduğunda arkaplanda olanları asla es geçmemek lazım.
-3
diyecevaplandı
(29.04.26)
(4)

İstanbul beylikdüzü

metal69
https://shbd.io/s/Fv1TwCMK``Bu ilandaki fiyat gerçek mi, gerçekse neden bu kadar ucuz? Eğer yazan fiyatsa yarın almaya gideceğim.
shbd.io

Bu ilandaki fiyat gerçek mi, gerçekse neden bu kadar ucuz?

Eğer yazan fiyatsa yarın almaya gideceğim.
0
metal69
(29.04.26)
Hayırlı olsun o zaman
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
Her ay en az iki kez gelen tipik "beylikdüzü neden ucuz" sorusu.

www.eksiduyuru.com
+3
himmet dayi
(29.04.26)
bu ev 3 senedir falan ilanda (ya da benzerleri), gürpınarda evler ucuz ulaşım sorunu deprem sorunundan ama emlakçılarda sazan avi. yapıyor çoğunluk.
0
eja
(30.04.26)
Cevap da vermiş olayım: O ilanlar sahte. Müşterinin ilgisini çekmek için "click-bait" ilan yani kısacası. Sen o emlakçıyı arayınca "ağabey o 2,5 milyonluk ev satıldı da, istersen hemen bir sokak arkasında (yalan, 25 km kuzeyde, esenyurt'un en pislik yerinde) biraz daha yüksek fiyata (6 milyona yani) bir daire göstereyim sana." diyecek.
0
himmet dayi
(30.04.26)
(3)

Kiralık ev pazarlık

meraklitursucu
Sahibindenden bir süredir kiralık ev bakıyorum favorilere eklediklerimden bazıları 10 bin kadar düştü fiyattan. Bu kadar geniş pay mi bırakıyorlar pazarlık için?
Sahibindenden bir süredir kiralık ev bakıyorum favorilere eklediklerimden bazıları 10 bin kadar düştü fiyattan. Bu kadar geniş pay mi bırakıyorlar pazarlık için?
0
meraklitursucu
(28.04.26)
110 binden 100e mi düştü, 35 binden 25 bine mi düştü turşucu kardeş? Oran orantıya göre bir çıkarım yapılır.
Şu sıra stok fazlası var bazı şehirlerde kiralık olarak. Kiraya verirken birileri gazlıyor şu para eder bu para eder diye.
Sonra boş boş bekliyorlar, gelen giden yok. Kiraya verilmeyen her gün zarar yazıyor ev sahibine. Hele aidat, merkezi ısınma da varsa.
Az çok diğer ilanlardan bölgede kaça tutulur, gider çıkarırsın. Statü gücüne göre yüzde 20 civarı pazarlık uygun bence dönemsel olarak. 3 ay sonra ne olur bilemiyorum.
0
adivar
(28.04.26)
56'dan 45'e düştü. 100 bin olsa fazla yazdılar derdim ama.
0
🌸meraklitursucu
(29.04.26)
Pazarlık payı değil. Tamamen piyasa bilmeme meselesi. Kuzguna yavrusu şahin görünür misali, insanlar sahibinden'e giriyor. Kendi evine/arabasına muadil bir ev/araba bulup "oha bu evin kirası 50 binse ben 54'e kesin veririm." diye düşünüp 45 etmeyecek evi 54'e kiraya vermeye çalışıyor. Tabii 2-3 ay evi kiraya veremeyince toplam zarar 120 bin liranın üstüne çıkınca (aradaki farkın 1 yıllık toplamından fazla) aklı başına geliyor ve kirayı düşürüyor.

İnsanların anlamadığı şu; sahibinden'de açık olan bir ilan o ürünün piyasa fiyatını göstermiyor. İlan hala açıksa, yani satılmadıysa/kiralanmadıysa fiyatı olması gerekenin üstündedir. Bu kadar basit bir çıkarımı yapamayıp kendi malını daha da yüksek fiyata satmaya/kiralamaya çalışıyorlar. Bu yüzden ikinci el fiyatları bir ara sıfır araç fiyatlarını geçmişti. Şimdi durum nasıldır onu da bilmiyorum ama çok farklı olacağını sanmıyorum.
0
himmet dayi
(29.04.26)
(6)

Dakik misinizdir?

substituent
Toplu taşımada hep aynı dakikada gelen otobüse/metroya biner misiniz? Otobüs için çok mümkün değil ama özellikle raylı araçlar için. Her sabah işe giderken aynı saat de aynı dakika da gelen trene biner misiniz, istisnasız? (Sizden kaynaklı bir gecikme olmadığı sürece)Yoksa genelde belirli aralıkta
Toplu taşımada hep aynı dakikada gelen otobüse/metroya biner misiniz? Otobüs için çok mümkün değil ama özellikle raylı araçlar için. Her sabah işe giderken aynı saat de aynı dakika da gelen trene biner misiniz, istisnasız? (Sizden kaynaklı bir gecikme olmadığı sürece)

Yoksa genelde belirli aralıkta gelen trene mi binersiniz, ama hep aynı dakikada olmasına gerek yok gibi…
📊 Dakik misiniz?

Bu anket sona erdi. 32 oy kullanıldı.

-1
substituent
(24.04.26)
Ben açıkçası her türlü toplu taşıma sisteminden daha dakiğim malesef. Dakiğim yazmaya gelmiştim ama toplu taşıma ölçütü hevesimi kırdı :D ölçüt bu değil.
0
akhenaten
(24.04.26)
işe giderken evden çıkış zamanım aynı olduğu için sabahları hep aynı trene binmiş oluyorum
0
my fault
(24.04.26)
Mesai başlangıcı esnek bizde. Haftada bir gün ofis. Onun da ne zaman başlayıp biteceğini çalışana bırakıyorlar. O yüzden "sabah 8'de ofiste olmam gerekiyor" gibi bir kriter olmadığı için ne zaman uyanırsam o zaman gidiyorum ofise. Haliyle hep aynı anda geçen tramvaya binmiyorum.

Eskiden mesai başlangıcının belli olduğu bir işte çalışıyorken (iş yeride evime çok uzaktı) hep olmam gereken saatten bir 10 dakika falan önce çıkardım. O 10 dakika bazen 5 olur bazen 3 olur. O yüzden 10 dakikalık aralıktaki araca binerdim.
0
himmet dayi
(24.04.26)
Üniversitede metrodan sonra vapura bindiğim için ve vapur da çok sık kalkmadığı için günlere göre evden çıkışım sabitti. Cuma geç giderken sabit tayfa, erken günler sabit tayfa ile yolculuk yapardım metroda. Günü planlı yaşarım hassas noktam diyebilirim.
0
cilekli pasta
(24.04.26)
Her yere 20 dakika önceden giderim. Toplu taşımayla gidiyorsam da hep planladığımdan 1-2 sefer öncesine binerim, o yüzden yine erken varırım. Bu da bir hastalık.
0
eileengray
(24.04.26)
Aşırı dakik. Saniye tuttururum.

Erken filan gitmem. Tam zamanında.
0
gabe h coud
(25.04.26)
(3)

ABD’den Türkiye’ye kargo

flo
Ölçülerimiz: 51 x 33 x 28 cm (3.27 kg)Bu kargo ABD’den (Seattle) Türkiye’ye en ucuz yoldan nasıl ulaştırılabilir? Türkiye’ye girişte vergi öder miyiz? İçerisinde 11 adet oyuncak araba var. firma ilgili kişiye teslimatı yaptı. Kişi bize kargoyla gönderecek.
Ölçülerimiz:
51 x 33 x 28 cm (3.27 kg)

Bu kargo ABD’den (Seattle) Türkiye’ye en ucuz yoldan nasıl ulaştırılabilir?
Türkiye’ye girişte vergi öder miyiz?
İçerisinde 11 adet oyuncak araba var. firma ilgili kişiye teslimatı yaptı. Kişi bize kargoyla gönderecek.
0
flo
(23.04.26)
Bu ölçülere göre ağırlığın 3.27 kg olması bir anlam ifade etmiyor. Hacimsel ağırlığa göre hesap yapılır o da yaklaşık 9.5 kg çıkar (51x33x28 / 5000).

En uygun fiyatlı muhtemelen ABD'nin PTT'si USPS olur. Oradan fiyat alın ilk olarak.

Vergi öder misiniz? Evet ödersiniz. Türkiye'de artık vergisiz gönderi limiti yok. O yüzden fatura bedeli + kargo bedeli üzerinden önce %20 gümrük vergisi üstüne bir de %20 KDV çıkar. Yani atıyorum kargo dahil toplam fiyat 100 dolar olsun. 20 dolar gümrük vergisi, ve bu ikisinin toplamının (120 dolar) %20'si olan 24 dolar da KDV çıkar. Toplamda kargo dahil 100 dolarlık alım için 44 dolar vergi ödeniyor.
0
himmet dayi
(23.04.26)
ben bahsedildiği kadar kolay olmadığını düşünüyorum. Artık her kargo ithalat gibi sınıra takılıyor ve müşavirle çalışmanız gerekiyor. Bu da çok tuzlu tabii ki, keşke 50% olsa. hele 11 adet oyuncak arabayı kolayca sokmanız imkansız. ABD’den kendi kullanılmış eşyalarımı kargolayamıyorum; sadece kitaplar muaf.
+5
eileengray
(23.04.26)
Vergi ile bitse keşke. Söylendiği gibi vergi dışında kol gibi müşavir vs masrafı çıkar, o yüzden göndermeyin. Dert sahibi olursunuz.
+1
orient blue
(23.04.26)
(2)

ses kaydının notlarını çıkarmak

asap raki
elimde bir ses kaydı var iphoneda kaydettim. bununla ilgili notlar çıkarmam lazım. bir ai tool var mı acaba bunu ücretsiz yapan?
elimde bir ses kaydı var iphoneda kaydettim. bununla ilgili notlar çıkarmam lazım. bir ai tool var mı acaba bunu ücretsiz yapan?
0
asap raki
(22.04.26)
notebooklm yapıyor. ses kaydını at. dinlesin, notlar çıkar de çıkartıyor.

eğer ses kaydı çok uzunsa, onu metne çevirip, metni notebooklm'e verirsen not çıkarır.
0
false pretension
(22.04.26)
Eğer konuşmalar İngilizceyse iPhone sesli notların transkript çıkarma özelliği var ama uygulama dilini ayarlardan ingilizce yapmak gerekiyor. Dili İngilizce yaptıktan sonra uygulamadan ses kaydını açınca sağ altta transkript butonu görünüyor.
0
himmet dayi
(23.04.26)
(1)

mobilde new star soccer benzeri oyun?

croswell
geçen gün metroda bir çocukta gördüm nss benzeri bir oyun oynuyordu grafikleri daha güzeldi. Topa vurmuyor da pozisyona göre pas veriyor, şut atıyordu izometrik bir görüntü vardı. FM sandım ancak onda pozisyonlara müdahale edilmiyor ne olabilir?
geçen gün metroda bir çocukta gördüm nss benzeri bir oyun oynuyordu grafikleri daha güzeldi. Topa vurmuyor da pozisyona göre pas veriyor, şut atıyordu izometrik bir görüntü vardı. FM sandım ancak onda pozisyonlara müdahale edilmiyor
ne olabilir?
0
croswell
(20.04.26)
Score! Hero olabilir söylediğin.
+1
himmet dayi
(20.04.26)
(12)

Yurtdışında İş Bulduğumuzda Ne Zaman İstifa Etmeliyiz?

lapetitemort
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğ
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.
Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.
Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?

Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğinde mi? Yoksa teklifi alır almaz mı? Bu süreci nasıl idare etmek lazım? Ortada kalmak istemiyorum.

Şirketim ihbar süresinde çalıştırmak isteyebilir (2 ay).
50 gün kadar da yıllık iznim var.
+1
lapetitemort
(20.04.26)
vize oturum vs netleştiğinde istifa ederdim ben olsam
+3
jelly bear
(20.04.26)
Tabiki olabilir. Benim bir arkadaşımda 8 ay falan sürmüştü zamanında.
Sakın teklif alır almaz istifa etme. Yapabileceğin en büyük hata olur. Eline gideceğin ülkeden belge gelene kadar istifa etme yani.
+1
logisticsmanager
(20.04.26)
vizenizi aldıktan, iş sözleşmenizi karşılıklı olarak imzaladıktan sonra söyleyin. ihbarınız yanabilir gerçi ama yapacak bir şey yok. çoğu şirket aslında iyi performans gösteremeyeceği için çalışanlarına zorluk çıkartmıyor hemen yollar ayrılıyor ama durumunuz nasıldır bilmiyorum.
0
elektr10
(20.04.26)
yıllık iznin varmış zaten. o yüzden her şey kesinleşsin uçak bileti aldığın gün söylersin.
+1
gercekdunya
(20.04.26)
is sozlesmesi imzalandiktan sonra
+1
pasaklıpepee
(20.04.26)
Calisma iznin cikmadan once kesinlikle istifa etmiyorsun. Durumu netlestirmek icin de yeni sirkete haber verip calisma iznin ciktiktan sonra eski sirekete bildirecegini soyluyorsun. Surec biraz uzuyor boyle ama en dogru ve guvenilir yol bu.
+3
synesthesia
(20.04.26)
bazı çalışanlar çok romantik düşünüyor. Patron siz işe geldiğiniz gün öğlen yemeginde kovup ihbar süresini ödeyip işe başlatmama hakkına sahip. Siz de son ana kadar çalışıp istifa edersiniz en fazla ihbar süresini firmaya ödersiniz.

işler her zaman ters gidebilir, netleşinceye kadar ayrılmayın derim.
+1
liberal
(20.04.26)
yurt dışındaki firma ile sözleşme imzalanana ve çalışma vizesi alana kadar mevcut işimi sürdürürdüm.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Ben oturum izni gelip geçici vizeyi pasaporta işlettikten sonra istifayı verdim. ihbar sürem azdı ama senin iznin olduğu için zaten anlaşabilirsiniz. Eğer oturum iznini almadan istifa edersen oturum onay süreci kafayı yedirtir. Her şey eksiksiz olsa bile reddedilme ihtimalini kafandan çıkaramıyorsun.
+1
himmet dayi
(20.04.26)
ben olsam var olan ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandıktan sonra istifa ederdim, diğer işe bi başlamış denemiş olurdum bi süre
+1
mezzosprite
(20.04.26)
is akdinin imzalanmasiyla calisma izninin gelmesi arasinda aylar var. dolayisiyla is akdini imzalayip istifa vermek gibi bir hataya dusmeyin.

ben arada uzun bir tatil yapmak istedigim icin, ab'den onay geldikten sonra Dtipi vize basvurusunu turkiye'de yaptigim gun istifa etmistim. dolayisiyla turkiye'den dtipi vize cikip biletler alinip tarihler netlesene kadar tatil yapmistim. isverenle de kisa bir ihbar suresinde anlasmistik. isveren ile iliskilerinize de bagli elbette. yaza denk geldigi icin de yaz tatili olmustu.
+1
kassiopeia
(20.04.26)
yurtdisinda yasiyorum. cok korkunc hikayeler duydum. ozellikle buyuk firmalar daha acimasiz olabiliyor. ilk iki ay deneme sureci oldugu icin son gun bile "tesekkurler, sizinle devam etmeyecegiz" diyebilir. hatta geldigi gun reddedilip ise bile baslayamayan gordum. isim de vereyim, booking.com yapmisti. pozisyona ihtiyacimiz olmadigini farkettik demislerdi. e tabi is olmadan vize devam etmiyor, gelen adam kira ayarlamis, kontrat yapmis, o kadar tasinma bilmemne.

baska bi ornek
yakin bi arkadasim kontrat imzaladi. 2 ay sonra baslayacak. bu arada yazismalar suruyor, is sozlesmesini, yan haklarin detaylarini falan soruyor aklina geldikce mail atiyor. bikac hafta sonra bi mail geldi. teklifimizi geri cekiyoruz dediler. bi aciklama da yoktu, kisa bisey yazmislardi. ustu kapali "cok soru soruyosun, beklentin kontrattan sonra artti, tercihimizden suphe duyduk ve iyi bir aday olmadigina karar verdik".. gibi biseydi.

yani risk her zaman var. olabildigince gec istifa edin. ihbar 1 ay ise atiyorum ucusa 2 hafta kala istifa edin, 2 haftasini calisin, 2 haftasinin parasini verip erken cikin, imkan varsa.
+1
sttc
(20.04.26)
(4)

Dürüstlük mü, Yoksa "İspiyonculuk" mu?

tahirkemalbozoglu
Bir olay yaşandığında, bu olayı hiçbir detayı gizlemeden, hiçbir yalan veya iftiraya başvurmadan, ancak olaya karışan herkesin ismini kendisi dahil açıkça vererek anlatmak sizce nasıl bir davranıştır? Bir insanın "olanı olduğu gibi anlatması", diğer insanların zarar göreceğini bilse dahi dürüstlük m
Bir olay yaşandığında, bu olayı hiçbir detayı gizlemeden, hiçbir yalan veya iftiraya başvurmadan, ancak olaya karışan herkesin ismini kendisi dahil açıkça vererek anlatmak sizce nasıl bir davranıştır? Bir insanın "olanı olduğu gibi anlatması", diğer insanların zarar göreceğini bilse dahi dürüstlük müdür? Yoksa "ispiyonculuk" mudur?
0
tahirkemalbozoglu
(19.04.26)
Duruma göre değişir şimdi, mesela aldatma olayı varsa aldatılanın bir şekilde öğrenmesini sağlarım. İlk olarak bu geldi aklıma benim için, diğerlerinin zarar görmesi kilit nokta. Söylemek söylememekten daha yıkıcı sonuçlara yol açacaksa susmak en iyisi.
+2
ekimoloji
(19.04.26)
Doğru bildiğini sansürsüz söylemek ne her zaman dürüstlüktür ne de ispiyonculuk. Olayına göre değişir. Başkasına söylemek, olayın başrolüne salt zararlı ise ve söylenmemesi durumunda diğer kişiye bir zarar gelmeyecek ya da çok da önemsenmeyecek bir zarar verecekse bu ispiyonculuktur. Tam tersi durumda edilgen kişi çok zarar görecekse bunu söylemek dürüstlük olabilir.
+2
himmet dayi
(19.04.26)
Neyi söylüyoruz?
Cinayet işlemiş birilerini devlete mi yoksa çocuğun kırdığı vazoyu annesine mi?
+4
etna
(19.04.26)
Öyle kesin bi formül koyamıyoruz ortaya. Aynı kültürün içinde bile tartışmalı. Kişinin kendi içinde bile tartışmalı. Bir ahlaki değerden bahsediyoruz tek bi cevabı yok.
Bi film vardı büyükannenin hastalığını söylemek veya saklamak üzerinden bu tartışmayı yapan. Çok da tatlı bi film the farewell. Öneririm.
0
benim bir gizli bildiğim var
(19.04.26)
(9)

eşimin benden habersiz yengeme aldığım sigaradan içmesi

hakyememyemekyerim
merhaba özet geçeceğim yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı
merhaba özet geçeceğim
yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı görünce cebinde şaşırdım ve nerden aldın diye sordum abinlere aldığın paketten bi tane aldım dedi onları televizyon ünitesine saklamıştım.

ben de dedim ki onu yengeme almıştım dedim, o da parasını ödediler mi? ki dedi ben de hayır ama ödeyecekler ben onlar için aldım dedim, parasını ödemedilerse hala onlara ait değildir demektir 9 tane verirsin bi şey olmaz dedi ve ben gerçekten şu an çok mahçup oldum etrafımız bakkal dolu, sigara içmesine mi kızayım habersiz almasına mı mahçup etmesine mi bilemiyorum kavga falan etmedik ama hayal kırıklığına uğradım.

edit karton sigara*
-10
hakyememyemekyerim
(19.04.26)
Normalde düpedüz aptallık olması ihtimali çok ağır basardı ama eşin olduğu için bu olasılığı eliyoruz tabii.

O yüzden diyorum ki; iktidarını perçinlemek, patronun kim olduğunu göstermek istemiş sana. Biraz da yengeye abiye gıcık olmuş. Yahut sana gıcık olmuş. Uğraşmışsın etmişsin, dünya masraf etmişsin ama yine de memnun edememişsin.

Zannediyorum ki 10 ayrı sigara dalı değil 10 ayrı kapalı sigara paketi içeren bir karton aldın. Kartondan bir pakedi alıp “birini açıp tadına baktım” demek öyle çok da abuk gelmiyor bana, vereceğin kişi abin olduğu için. Tabii özel durumunuzu bilemem. Eğer bu seni rezil edecek bir şeyse bile kararını Kendin vereceksin;

- saçma bir iktidar mücadelesinden çekilip kavgaya karışmadan sıyrılacaksın.
- kafasına göre saçma sapan hareketlerle seni rezil etmesinin hesabını sorup kavga edeceksin.

Almışsın bir kere. Kavganın dövüşün yararı yok. Salla geç. Para da alma ama onlardan.

Gerçekten yazarken tiksindim şu hareketlerden. Parasını verdiler miymiş. Allah yardımcın olsun.
0
lazor
(19.04.26)
Adamin yaptigina da anlam veremedim, sizin neden mahcup olacaginizi da anlamadim.
+1
ghilleinthemist
(19.04.26)
Yengeye mahcup olacak bir şey yok. Eşim bize aldığımı sanıp içinden almış diyeceksiniz hepsi bu. Asıl sorun diğer kişilere mahcubiyetten ziyade eşler arası saygı gibi geldi.
+6
ekimoloji
(19.04.26)
Eşinin yaptığı saçma da bu kadar abartılacak bir şey yok. Yengenden %10 az alırsın ücretini alacaksan. Almayacaksan da zaten kırılacak ya da mahçup olunacak bir konu yok ortada.
-4
himmet dayi
(19.04.26)
Bilinçli yapıldığı için orada ciddi kavga çıkarırdım. kıskanmış ve yapmış. Yengeye kendisinin yanında paketin birini onun aldığını söyler o kadar ücretini alırdım.
0
mslny
(19.04.26)
muthis saygisizlik. mevzu niye paraya donusuyo ya da kucultuluyo. eni sonu sen birine almissin kendisi hem ayip etmis hem uste cikmis patronluk tasliyo+1 sen de ses cikaramamissin herhalde
0
ala09
(19.04.26)
Konunun sizin de belirttiğiniz gibi iki yönü var. Tekrar sigaraya başladığı için kızmak konusu, aranızda nasıl anlaştıysanız ona göre halledilir; bilemiyorum. Sakladığınız dolabı tesadüfi açtığında sigarayı görüp, canı çekmiş gibi duruyor. Bana kalırsa, madem bu eşinizde yeniden içmeyi tetikleyebilecek bir şey, bir daha kimseye sigara alma sözü vermeyin ve evde de hiçbir şekilde bulundurmayın.
Diğer yandan başkasına alınan bir ürünün paketini bozup, üstüne de “n’olucak?” çekmesi düpedüz saygısızlık ve gevşeklik afedersiniz. Ben sevmem böyle şeyleri ve haddini bildiririm. Ancak normalde saygılı biriyse, konu sigara olunca ve üstüne yeniden başlamayı da içerince, sizden daha fazla laf yememek için üste çıkma yoluna gitmiş olabilir. Yani bağımlılık konusu karışık olduğundan, bu olay özelinde tolere edilebilir gibi duruyor. Bir daha ortam yaratmamaya çalışın derim.
Yenge tarafında çözüm olarak ise, 9’lu parası alırsınız, hallolur.
0
lil siztah
(19.04.26)
canı çekmiştir ama sigara içilmesin
0
mantık
(19.04.26)
En hafif tabirle cig bir hareket, parasindan bagimsiz baskasina alinmis bir hediye, zaruri bir durum olsa anlarim fakat keyfi de yapilmis bir hareket gibi duruyor. Ben olsam sizden bir daha bir sey istemem, kocanizla beraber sizi kastediyorum tabii, yoksa sahsi olarak sizin daha hassas oldugunuz asikar.
0
bosver nicki
(19.04.26)
(14)

Cok canim sikkin

Kittie
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bo
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bosuna dunyanin oksijenini tuketiyorum. Yemek kaynaklarini tuketiyorum. Hayatimda iyi giden tek sey sagligim. Yani fiziksel sagligim tabii. Keske bir araba carpsa, keske bi manyak da ciksa beni tarasa, oyle noldugunu anlamadan olup gideyim diyorum. Bu dusuncelerim cok siklasti, yoksa hep ucundan kiyisindan vardi. Intihar eden insanlara herkes zayif mayif diyor ya o kadar gucluler ki. Ben cok korkuyorum. Bi dini inancim falan da yok ama olunce yyok olacagimi dusunmuyorum. Sanki karanlik bi kutuda hapsolucam gibi. Cok mutsuzum ya. Napicam ben.
0
Kittie
(17.04.26)
bi doktora git sana antidepresan yazsin coco.
yasamak guzel, mucadeleye devam.
+2
cooperr
(17.04.26)
intihar fikrini cok uzun suredir dusunen biri olarak cok iyi anliyorum. ama hayata dair en optimist dusunce bence intihar fikri bu arada. her sey cok kotuye giderse hayatimizi sonlandirabilecek olmak gercekten buyuk bir luks. o yuzden gercekten de ha bugun ha yarin, yasamaya gerek var mi diye bakmaktansa, bugun olmeye gerek var mi diye bakmak daha iyi. gercekten sebep olursa zaten o secenek hep orada duruyor kacan bir sey yok.
0
ghilleinthemist
(17.04.26)
İntihar etmenin güçlü olmakla alakası yok öncelikle bunu kabul edelim.açıkçası şahsen en istemeyeceğim şey İntihar edecek/etmiş birini anlamak(empati kurmak) ve hak vermek,sanki bu başıma gelirse bende de bir şeyler değişecek,bir kilit açılacakmış gibi,neyse. İntihar dediğin sonucu belli olmayan bi iş ve büyük riskler barındırıyor.en basiti öleceğinin bile garantisi yok,belki tam felç kalırsın ve ömür boyu sadece nefes alıp verirsln,izleyici olursun.hadi ölsen,bu sefer de ne olacağı belli değil(agnostik bakarsan) belki daha boktan bir alt dünyaya falan geçeceksin,ne belli.islama göre zaten ebedi azap vaadediliyor(bu kesin).en ufak bir karar verirken bile riskini kar zararını düşünüp karar vermiyor muyuz,böyle geri dönüşsüz bir eyleme karar vermek kesinlikle akıl işi değil. Akılsız biri olmadığınız da belli.o yüzden belli ki ailesel/psikolojik destek ve bazı temelli değişiklikler gerekiyor hayatınızda. İşte gerçek güç ve cesaret isteyen şey budur bence.kendinize iyi bakın,bir olanın kıymetimi bilin.iyi günler.
0
denizciman
(17.04.26)
+1
Fakat ben ibreti alem olsun diye apartmandaki tüm üst katları da yanımda götürmeyi düşünüyorum. Ses yapan insanlar artık bir acaba diye düşünsün, buna kesinlikle değer. Bakalım ne zaman olacak.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
Sen bir kere demiştin hayatımda hiç zorluk çekmedim diye.

Mücadele edecek hayata anlam katacak bir uğraş bul
+1
Hallegadola
(17.04.26)
ölüm zaten canlılık için kaçınılmaz olan son, öne çekmek yerine merak duygunu kamçılamayı düşünebilirsin. ‘bu dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok, bugüne kadar da hiç olmadı’ noktasındaysan içini açmak iyi gelebilir yanında rahat hissettiğin birilerine. hayat güzellemesi yapmaya çalışmıyorum bu arada, lisedeyken annemden sıklıkla şunu duyduğumu hatırlıyorum: “doğcağını bilsen doğmayacakmışsın” :D bir kere gelmişiz işte bu saçmalığa; çoğunlukla katlanılamaz hale gelse de keyif almayı denemek, inat etmek fena seçenekler değil.
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
İşsizlik konusunda sıkıntı yaşıyorsun bildiğim kadarıyla. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bunlar geçici düşünceler. Düzelir her şey.
-6
arbre
(17.04.26)
Saçmalama, iyi bir kariyerin var. Bu sıkıntıları bil.müh de çekiyor. Sen kendi başına çalışarak da bir gelir elde ediyorsun. Geçicek hepsi.
+1
Kahvedesu
(17.04.26)
gotikduyuru
0
croswell
(17.04.26)
Genetik yatkınlığın arkasına sığınmayın. Yok öyle birşey. Belli ki aile geçmişinizde bu düşünceyi perçinleyecek şeyler yaşanmış Bir yeri çok kaşırsanız yara olur, devam ettikçe büyür, derinleşir. Bir düşünce ne kadar tekrarlanırsa diğerlerine alan bırakmaz, diğer herseyi flulaştıran hakim duygu oluşturur. Yola aynı motivasyon, farklı bir düşünceyle çıkmış olsaydınız şu anda sizin narsizminize cevap yazıyor da olabilirdim. Yolun sonunda olduğunuza eminseniz o gözden çıkardığınız hayatınızı komple değiştirin. Bir nefes alin. Bedeninize iyi bakmak ve farklı yerlerde yaşamak iyi gelebilir.

Oturma organıyla düşündüğü herseyi buraya rahatça yazanlar olmuş. Bu hafta yaşananlardan sonra başkalarına zarar verme eğiliminin açıkça ifade edilmesini espri, ironi vs ile geçiştirmemeliyiz.
+4
?
(17.04.26)
Kendi kendinizi manipüle etmeyin, genetik yatkınlık diye bir şey yok. Ayrıca intihar edenleri cesur değil korkak olarak görüyorum. Asıl cesaret yaşayarak mücadele etmektir.
Hepimiz çok kötü günler de görüyoruz ama hiçbir şey kalıcı değil bu hayatta, mutluluk mutsuzluk geçici. Ölünce zaten toprak olacağız, süremiz yettiğince yaşayıp görelim belki ilerideki çok mutlu günlerinizi de kaçırmış olacaksınız bu düşüncelerle? Ayrıca sizi bu düşüncelere sevkeden neyse yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz, birileriyle paylaşın imkanınız varsa uzmanla görüşün.
+1
ekimoloji
(17.04.26)
insanların kötü hissettiği dönemler olur. kötü süreçlerde yaşanır ama değişir, değişecektir çünkü değişmek zorunda. bir şeylerin değişmediğini düşündüğün zamanlarda bile bir şeyler değişmiştir içini ferah tut. her zaman geçeceğini düşün. öncelikle kendine değer vermekle başla. hayat her şeye rağmen güzel.
0
koela
(17.04.26)
omurga sorunlarım var. bir kaç aydır iyiydim. son haftalarda şikayetlerim nüksetti. ilaç kullanmaya başladım, onların yan etkisi mi bilmiyorum ama son günlerde bende de benzer düşünceler var. aklımın bir köşesinde hep vardı aslında (kendime bakamayacak duruma geldiğimde yaparım diyorum mesela) ama şu son günlerde kendimi öncesinde yapılacakları, nasıl yapacağımı, arkamda kalacakları düşünmeye başladım.
0
inheritance
(17.04.26)
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Ama senin durumunun çok net bir depresyon olduğu açık. Ve kişi depresyondan çıkmak istiyorsa profesyonel destek alması şart. Bir psikiyatr ziyareti olmadan düzelmezsin.

Bir de burada "olur öyle kafana takma, düzelir, geçer" gibi öneriler görüyorum. Bunlar da dünyanın en saçma önerileri. Çünkü kişi kendi dertlerinin asla geçmeyeceği ve çok önemli olduğu düşüncelerinde boğulduğu için depresyona giriyor ve insanlardan gelen bu tarz yorumlar "beni önemsemiyor, dertlerimi ciddiye almıyor" algısı yaratıp depresyonu daha da derinleştirir. O yüzden burada sana tedavi olacak bir cevap gelmez ki zaten sen de bunun farkındasındır. Sadece içini dökmek için yazıyorsun muhtemelen. Yine de söyleyeyim; senin tedavin burada değil, bir psikiyatr kliniğinde.
+1
himmet dayi
(19.04.26)
(6)

Vize alınan ülkeden giriş yapmamak

spacevan
MerhabaÇekya (multi ) vizesi aldım ama aynı tarihlerde bir başka bir shnegen ülkesinde iş ile alakalı görev çıktı şimdi o göreve de gitmek istiyorum bu süreci nasıl yönetmek gerekiyor ?
Merhaba
Çekya (multi ) vizesi aldım ama aynı tarihlerde bir başka bir shnegen ülkesinde iş ile alakalı görev çıktı şimdi o göreve de gitmek istiyorum bu süreci nasıl yönetmek gerekiyor ?
0
spacevan
(08.04.26)
deneyimle sabit cevap vereyim; almanya schengen vizesi ile **ilk ülke olarak** italya'ya girdim ve oradan tr'ye geri döndüm. giriş ve çıkışta hiçbir sorun yaşamadım. daha sonra başvurduğum schengen vizeleri süre olarak hep artarak geldi.
+1
HellKeePer
(08.04.26)
farklı deneyimler var, vizesi ordan değil diye alınmayan bile duydum. sonraki vizede sorun yaşandığını çok duydum. yaşamayanlar da varmış
0
mezzosprite
(08.04.26)
sorun yaşayan biri çıksın yaşadım desin. kulaktan dolam bilgiler dönüyor hep

şehir efsanesine döndü olay
+1
authorize
(08.04.26)
Kulaktan dolma değil, al sana birince el bilgi; ablamın eşi Yunanistan'dan vize alıp İspanya'ya gittiği için bir sonraki başvurusu reddedildi. Daha sonraki başvurusunda da 5 günlük vize alabildi.
0
himmet dayi
(08.04.26)
İtalya’dan alıp Belçika’dan girdim. İspanya, Fransa şengenlerime de hep Almanya’dan giriş yaptım. Giriş yaptığınız ülkeden çok en uzun kaldığınız ülke önemli. Bu demek oluyor ki giriş sorun çıkarmasa da vize süreniz bitene kadar mutlaka Çekya’ya gidin. Bir tek girişte ne zaman Çekya’ya geçeceğiniz sorulabilir, iptal edilebilir bir bilet ayarlayın isterseniz.
+1
eileengray
(08.04.26)
@hikmet dayi
ablanın eşinin red yemesinin bir çok sebebi var, düzenli giriş çıkış yapanlar da sonradan red yiyebiliyor.
0
authorize
(09.04.26)
(7)

yurt dışında kredi kartı harcaması

semaforo de medianoche
daha önceki yurt dışı seyahatlerimde çok önemsememiştim da londra fazla pahalı burada biraz daha dikkatli olmak istedim. garanti kredi kartımın ayarlarından ödeme tipini "tl & usd & euro" yapmam ekstrenin dolar olarak gelmesi için yeterli mi yoksa başka bir ayar mı yapmalıyım bunun için? sanırım böy
daha önceki yurt dışı seyahatlerimde çok önemsememiştim da londra fazla pahalı burada biraz daha dikkatli olmak istedim. garanti kredi kartımın ayarlarından ödeme tipini "tl & usd & euro" yapmam ekstrenin dolar olarak gelmesi için yeterli mi yoksa başka bir ayar mı yapmalıyım bunun için? sanırım böyle olunca mastercard kendisi çeviriyor poundu dolara ekstreye de dolar olarak mı yansıyor en uygunu bu oluyor sanırım direkt pound ödeme olmadığından.
0
semaforo de medianoche
(07.04.26)
Ekstreyi döviz seçince usd ye çeviriyor diye hatırlıyorum. Başka bir şeye gerek olmasa gerek.

Buna ek, vizenizle Revolut hesabı açabilirsiniz. Ya da wise. Wise en iyisi olur size tl hesabı açıp tr inan veriyor.
0
substituent
(07.04.26)
Başka bir ayar yapmanıza gerek yok. Pound Dolar kuru üzeriden Dolar olarak yansıltıyacaktır.

Benim bankada Euro yok mesela. Avrupa'da kredi kartı kullanımda Eur/Usd kuru üzerinden dolar olarak yansıyor.
0
put it in your appropriate place
(07.04.26)
ekstre pound'a da cevrilebiliyor olabilir, bir kontrol edin (isbankasinda var ornegin). onun disinda bazi yerlerde kart kullaninca ekstre icin para birimi sorabiliyor, tercih ettiginizi secersiniz pos cihazindan. ama dolar hesabinizda hazir dolar yoksa ve onu da tl'den cevirip nakit aktaracaksaniz hem oradan kur farki hem pound -> dolar kur farki olmamasi icin ekstre icin direkt tl para birimini tercih etmek mantikli olabilir.
0
in vino veritas
(07.04.26)
@in vino veritas: türkiye'de sadece iş bankası'nda varmış pound maalesef. galiba pos cihazından harcanan esas birimi dışında bir şey seçince yüksekten çeviriyormuş o yüzden postan kendi para birimini seçip ekstreden dövizi seçin diyorlar. ama garanti mobil uygulamadaki ayardan tam emin olamadım ben çünkü direkt usd ekstre döviz ekstre gibi bir seçenek yok orada.
0
🌸semaforo de medianoche
(08.04.26)
Garantiyi arayıp döviz işlemler için dolar ekstresi istiyorum diyeceksiniz. Sonrasında bir şey yapmanıza gerek yok.
0
nickini vermek istemeyen uye
(08.04.26)
Ödeme yaparken pos cihazı size dolar mı sterlin mi diye sorarsa SAKIN dolar seçmeyin. Nasıl olsa dolar ekstresi geliyor diye dolar seçerseniz pos cihazının ait olduğu banka size dünyanın en kazık sterlin/dolar kurundan çevirme yapar ve üstüne "surcharge" ekler. Siz ödemeyi sterlin tipinde yapın, kendi bankanız onu dolara çevirip yansıtır. Hatta ben olsam dolar açmam. TL'ye çevirmesi daha mantıklı.

Tabii aslında en hesaplısı Revolut ya da Wise her zaman. Ama Wise'ın kartını alabilmeniz için yurt dışında oturum sahibi olmalısınız. Türkiye adresinizle Wise açarsanız sadece transfere izin verir. Revolut açabiliyor muydunuz, ondan emin değilim.
0
himmet dayi
(08.04.26)
Önemli olan, bankanın fiyatlandırmayı kur çevirerek yapmaması. Mesela pound harcarsınız amabanka onu önce dolara, sonra TL’ye çevirir ve iki kez kur farkı çıkar.
0
huladancer
(09.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(7)

Ev sahibinin usulsüz tebligatla kesinleştirdiği borç/tahliye kararı

nerthus_
Ev sahibi eve ihtiyacı olmadığı halde evden çıkmamı istiyor. 10 seneyi aşkın kiracıyım. 55 metre kare, 70 yıllık eski ev. Kiramı zamanında ödeyen sorunsuz kiracıyım. Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş. Kapıda tebligatı görmediğim için 7 günlük itiraz süres
Ev sahibi eve ihtiyacı olmadığı halde evden çıkmamı istiyor. 10 seneyi aşkın kiracıyım. 55 metre kare, 70 yıllık eski ev. Kiramı zamanında ödeyen sorunsuz kiracıyım.

Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş. Kapıda tebligatı görmediğim için 7 günlük itiraz süresi geçmiş. Usulsüz tebligat davası açarsam süre kazanır mıyım ve borcu iptal ettirebilir miyim?

Çünkü satın almak için ev arıyoruz, ev bulunca çıkacağız zaten
0
nerthus_
(07.04.26)
tebligat usulsüz değil ki. mutlaka tebligat yapılmıştır ama sizin haberiniz olmamıştır. muhtara sorun, tebligat oradadır. maalesef kapıda ptt kağıdı olmaması usulsüzlük sayılacak bir durum değil. tebligatın muhtara bırakılmış olması da tebliğ edildi sayılan bir durum. elektronik tebligatınız açıksa fakat bilgileriniz güncel değilse maalesef o da tebliğ edildi sayılan bir durum.

öncelikle gidip muhtara sorun, tebligat orada da yoksa o zaman tebligat yapılmadı üzerinden yürürsünüz. ama tebligatı muhtarda bulursanız "usulsüz tebligat" yolu kapanır.

10 yıllık süresi dolan kontratlarda ev sahibinin tahliye davası açma hakkı doğuyor. ev sahibinin ihtiyacı olup olmamasına, sizin düzenli kira ödeyip ödememenize veya evin metrekaresine ve yaşına göre bu durum değişmiyor.
0
kibritsuyu
(07.04.26)
10 seneyi aşkın kiracı olduğunuz için zaten ev sahibinin herhangi bir gerekçe sunmadan sözleşmeyi feshetme hakkı doğmuş. O yüzden "eve ihtiyacım var" demesine gerek yok.

Kapıdaki tebligatı görmemeniz nasıl usülsüz oluyor onu anlamadım. Usülsüz tebligat kapıya hiçbir şey yapıştırılmadığında oluyor. Şansınızı buradan deneyip belki 7 günlük süreyi baştan başlattırırsınız itiraz için ama bence şansınız yok denecek kadar az. Tebligatta usülsüzlük nerede ben anlamadım çünkü. Bu yola girerseniz mahkeme masraflarıyla da karşı karşıya kalabilirsiniz.
+2
himmet dayi
(07.04.26)
@himmet dayi

"Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş."

Bu cümlede belirtmiştim, kapıya yapıştırılmadı. Bu da itiraz süresini kaçırmama sebep oldu. Bankadaki bloke tutarı 35bin, dava açma ücreti ise 4bin TL civarı.
0
🌸nerthus_
(07.04.26)
tebligat elden imza karşılığı yapılır. evde yoksanız da muhtara bırakılır, o da tebliğ edildi sayılır.

ptt memurunun kapıya kağıt yapıştırması tebligat değildir, yapıştırmaması da tebligat yapılmadığı anlamına gelmez. maalesef böyle.

dediğim gibi muhtara sorun, tebligat "hiç" yoksa tebligat yapılmadı dersiniz. ama tebligat muhtarda ise "kapıma kağıt yapıştırılmadı" diyemezsiniz. belki yapıştırıldı da birisi aldı, yere düştü, rüzgar uçurdu vs. o bir tebligat şekli değil.
+1
kibritsuyu
(07.04.26)
tahliye süresi 10 yıl değil. 1+10 yıl yani kanun 11. yılı doldurunca sebepsiz tahliye etme hakkı veriyor mülk sahibine. tabligatın muhtara yapılması tek başına usulsüzlük değildir. tebligat kanunnu madde 21 e göre yapılır ve buradaki şartları taşıması lazımdır. tebligatın icra dairesine geri dönen parçasında evde olmadığınız yazılmalı, komşulara sorulduğu, dışarıda olduğunuz teyit edilmeli, ne zaman döneceğiniz bilgisi de sorulmalı, sorulan kişinin imzası alınmalı, imza atmak istemiyorsa (ki genelde atmazlar) bu durum tebligat parçasına yazılmalı, kapıya kağıt yapıştırılmalı ve bu da tutanağa yazzılmalı en son muhtara teslim edilmelidir. imkansız değil ama zordur tebligatı usulsüz olduğu için iptal etmek.
0
ground
(08.04.26)
bir arkadaşımın annesi kirada olduğu evden çıkmak istemiyordu . 10. yıl ev sahibi tahliye için bayağı mücadele etti kadın çıkmadı . ev bulamam taşınamam ben emekli kadınım bu mahalleye alışığım başka yere gidemem dedi durdu .
13. senede mahkeme açıldı avukat sık sık aradı etti ama sadece kirayı arttırabildiler yanlış hesaplamadıysam 16. yılında ve hala o evde oturmaya devam ediyor .
0
devilone
(08.04.26)
@ground
komşulara sorulduğu yazmıyor. evde yok, muhtara bırakıldı yazıyor. muhtarın imzası var
0
🌸nerthus_
(12.04.26)
(5)

Kedi Teli/Filesi

crinix
Merhaba, kedim balkondan bakınmayı seviyor ama kuşlara atlayacak diye korkuyorum.Bunun için kiracı olduğum evin balkonuna file/tel yaptırmak istiyorum.Balkonum şuradaki gibi: https://hizliresim.com/110dmcgL şeklinde 190x190. Tırabzandan tavana yüksekliği 165 cm.Bunun için opsiyonlarım ve fiyat aralı
Merhaba, kedim balkondan bakınmayı seviyor ama kuşlara atlayacak diye korkuyorum.

Bunun için kiracı olduğum evin balkonuna file/tel yaptırmak istiyorum.
Balkonum şuradaki gibi: hizliresim.com
L şeklinde 190x190. Tırabzandan tavana yüksekliği 165 cm.

Bunun için opsiyonlarım ve fiyat aralıkları neler bilmiyorum.
Sürgülü/açılır-kapanır olması da gerekmiyor. Kedi olur da kuşlara atlamaya çalışırsa, düşmesini engelleyecek bir şey yeterli olur.
Dolayısıyla güvenlikten ödün vermeden basit ve ekonomik bir çözüm arıyorum.

Ne önerirsiniz? Yaklaşık ne kadar tutar?

Teşekkürler.
0
crinix
(07.04.26)
matkabın var mı? kullanabiliyormusun, toplamda 500 liralık şeyi 3 bin 4 bine yapıyorlar.
trendyoldan kedi filesi al ama şuna dikkat etmen lazım bazıları incecik oluyor yamuk yumuk gönderiyorlar.
şunu 480 tl ye almışım 2023 yılında şimdi 2k olmuş :/ demekki 5-6k civarına takarlar. (resimde dikkat edersen fileler kalın, ince olanlar ip gibi oluyor sağlam olsada takmak çok zor oluyor)
www.trendyol.com

birde şundan alıcaksın ; duvar delip dübelle bunu takıp fileye geçireceksin.
www.trendyol.com

filenin kenarlarındanda aradan kaçmasın diye plastik çamaşır ipleri gibi halat ip geçireceksinki kancaların araları mesafeli olduğu için gergin dursun.

emin ol çok kolay yaparsın erkek gücü olmadan bile kolayca yapılıyor.

geçen gün bizimki cama kuş gelmiş asla atlama huyu yoktur bi baktım laps diye kendini sama vurdu göya kuşu yakalicak camda tel file olmasaydı düşünemiyorum ne olurdu :/

eğer dersen ben bunu yapamam parası neyse vereyim yaptırayım hem fileci hemde pimapenci numarası verebilirim kendi yaptırdığım. pimapenli birşey yaptıracaksan plastik kedi sinekliğinden yaptır baya sağlam bişey
0
eja
(07.04.26)
www.instagram.com

tüm pencerelerime ve balkon kapıma buraya yaptırmıştım. 3-4 yıl oldu hala sağlamlar.

fiyat çok değişmiştir siz bir sorun. hatırlamıyorum zaten.
0
art cat chocolate
(07.04.26)
Bildiğim kadarıyla balkon için en ekonomiği kedi filesi oluyor. Kendin yapabilir misin bilmiyorum ama profesyonellere bu işi bırakırsan onlar çok iyi ve gergin yapacaklardır. Fiyat konusunda bilgim yok. Sadece şunu belirteyim; mümkünse siyah ya da koyu renkli bir iple yapılmış file öneririm. Beyaz olunca özellikle üzerine güneş/ışık vs. düşünce dışarıyı göremiyorsun. siyah filede bu sorun olmuyor.

Bahsettiğim şey şu videoda daha iyi görülüyor: www.instagram.com
0
himmet dayi
(07.04.26)
www.instagram.com

4 sene önce buraya yaptırdım. Hem sizinki gibi bi balkona, hem de birkaç pencereye. Koca adamlar fileye asılıp test ediyorlar zaten gayet sağlam. Hiç de yıpranmadı. Çok memnunum. Balkon için o zaman 1300 TL ödemişim.

Kedi sahibi herkes için kamu spotu: Lütfen file yaptırın, benim kedim sakin, atlamaz falan demeyin. Veterinerler düşme vakaları gelmeye başladı diyor şimdiden.
0
bxgx
(07.04.26)
buradan yaptırdım ben de bugün.

cevap veren herkese teşekkürler.
0
🌸crinix
(16.04.26)
(31)

Hangi ülkeye seyahat etmek istemezdiniz?

bloodymoon
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?

(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
0
bloodymoon
(06.04.26)
yakutistan.

ruhi çenet soğuttu beni.
-2
enteg
(06.04.26)
Pakistan. Tek kadın olarak gitmek güvenli değil, temiz değil, mutfağı ilginç değil.
+1
kobuzchu kiz
(06.04.26)
Mısır
O kadar çok sosyal medyada paylaşıldı ki piramitler için bile bir heyecanım kalmadı üstelik hayalimdeki gibi de olmadığını fark ettim ve fotoğraf paylaşımlarını gördükçe kendim gitmiş gibi oldum.
+1
egerbiryolcu
(06.04.26)
hindistan
kuzey kore
0
jelly bear
(06.04.26)
Afganistan'a asla gitmem
+3
kullanicadi
(06.04.26)
Hindistan
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Doğu Avrupa, Balkanlar, Venezuela, Kolombiya, Orta Amerika, Orta Afrika. Hiç ilgim yok buralara.

Afganistan, Pakistan, Yemen vs buralara takla atarak giderim.
0
efreet sultan
(06.04.26)
Afganistan, Hindistan ve Pakistan diyenlere de aşırı hak veriyorum,

Ama cevabım Bangladesh.
+3
a perfect lie
(06.04.26)
Banglades
0
Purple life
(06.04.26)
Fransanın her yeri ve dubai.
Buraya yolu düşenlerle de görüşmüyorum hayatımda.
Bu iki yerin bendeki sevimsizlik seviyesi, tuvaleti evin dışında olan hamamböcekli yer yataklı yayla evi ayarında.
-2
asue
(06.04.26)
Hindistan başta olmak üzere aynı bokun soyu olan Bangladeş, Pakistan vb. ülkeler.
+2
wilhelmwasmuss
(06.04.26)
meksika
0
baldur2
(06.04.26)
Hindistan, Pakistan, Afganistan şeytan üçlüsü. Sadece birini seçmek çok zor.
+2
ekimoloji
(07.04.26)
haiti. bangladeş yanında manhattan gibi kalıyor.
+1
monicapp
(07.04.26)
Ermenistan'a Allah dusurmesin, hic gitmedim gerci. Bir keresinde Londra-Valencia ucuyorum, yaz ayi, herkes tatilci muhtemelen, koridor tarafimdayim. Yan siramdaki 40+ yaslarinda iki kadin muhabbete basladi, ben de kulak misafiri oldum. Ingiliz kadin soruyor ilk tatiliniz mi Valencia'ya falan klasik muhabbetler iste. Diger kadin Ermeniymis, diasporadakilerden sanirim, yazliklari falan varmis Valencia'da. Bu basladi sonra biz millet olarak cok sanssiziz, Turkler'in cografyasinda yasadik, Turkiye bize soykirim yapti, cok acilar cektik bilmemne, magduruz da magduruz, Turklere, Turkiye'ye saydiriyor. Ingiliz de hak veriyor, anlayisli olmaya calisiyor falan da O da sıkıldi yani muhabbetten. Bu nasil komplekstir, nasil bir kuyruk acisi uluorta, sagda solda yeni tanistigin birine niye anlatirsin? Valencia ucaginda yapma bari be bacim, hayat sana guzel halin vaktin yerinde gozukuyor, kizinla tatile gidiyorsun, modunu niye dusuruyorsun? Diasporadakiler boyleyse Ermenistandakiler bizi yatirir keser herhalde:)
-1
freedonia
(07.04.26)
Afganistan, Pakistan, Hindistan triosu.

Aynı şeyi yazmışız, şimdi gördüm.
+2
gabe h coud
(07.04.26)
Düşündüm düşündüm gitmek istemediğIm bir ülke bulamadım :) her ülke sanki ayrı bir hikaye bir de Meksika falan yazanlar Meksika bu dünyadaki cennet arkadaşlar. Keza Ermenistan da aynı Türkiye gibi gayet güzel ve insanları da bizim gibi misafirperver Türk olduğunuzu söyleseniz de - iki kere gittim.
0
euteamo
(07.04.26)
net bangladeş. dünyanın lağım çukuru her anlamda.
+1
ground
(07.04.26)
Bangladeş, Afganistan, Pakistan, Hindistan.
+2
kumandanim
(07.04.26)
aslinda butun dunyayi gormek isterim. daha cok tehlikeli yerlerden sakinirim simdilik. haiti, somali, sudan gibi. ulkenin her yeri illa kotu diye bisey yok bu arada. iyi yerleri de var, kotu yerleri de. medyada da ulkelerin durumu abartilabiliyor.
0
ermanen
(07.04.26)
Bütün ortdadoğu ve afrika ülkelerini kafadan elerim.
0
kimlanbu
(07.04.26)
Hayatımda bu kadar sacma sey duymadın şimdi gidip
kuzey kore,iran vs desen afganistan çıksa ölecen tam tersi olsa gitsen yine ölcen
kime ayak yapıyosun sen
-9
smokee
(07.04.26)
Şunu aklıma getirdi;
youtu.be
0
logisticsmanager
(07.04.26)
Birkaç ay önce biri burada "Hindistan'da hiç mi düzgün yer yok?" tarzında bir soru sormuştu. Bollywood yıldızlarının yaşadığı yerler hariç hiç eli yüzü düzgün bir cadde, nezih bir semt yok mu bu ülkede, hiç bulamadım google street view'da demişti. Başta dalga geçiyor ya da saçmalıyor sandım. Sonra epey bir zaman ayırıp kendim denedim. Düzgün yer bulamayınca ortalama gelirlerin yüksek olduğu bölgeleri bulup oraları denedim. Yok arkadaş. Gerçekten en iyi denebilecek sokağı bile rezalet durumda. Her yer döküntü, yollar vs. berbat.

Neyse. Hint kültürü vs. ilgi çekici geliyor olabilir (bana hiç gelmiyor da). Ama bu ülkeye gitmek için şahsen benim hiç merakım yok. Pakistan ve Afganistan daha da kötüdür eminim.

edit: Bir youtube akımı var "exploring Turkey (ya da başka ülke) until it's ugly" diye videoya başlayıp Türkiye'den rasgele noktalara google street view adamını atıp güzel mi diye bakıyorlar ve baya 10-15 noktadan sonra ancak güzel olmayan bir yer bulabiliyorlar. Bunun "exploring India until it's beautiful" versiyonunu yapsak video 2 saat devam eder heralde güzel bir yer bulana kadar. Lanet bir yer yav. Sinirlendim hee.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
tüm ortadoğu elendi. asya merakım da yok hiç.
0
mor oje
(07.04.26)
Hindistan
0
baldan kaymak
(07.04.26)
sadece politik veya ekonomik sebeplerle var olmuş, çoğunlukla kendi vatandaşının bile bir halta saymadığı ruhsuz dandik ülkeler. bae, lihtenştayn, israil vb... onun dışında eğer güvenle bulunup sağ salim çıkabileceksem uganda'daki kabileden tut da haitisine kadar her yeri görmek isterdim açıkçası. daha doğrusu "istemem" diye mukavemet göstermezdim. hindistan örneğin bu tür sorularda klasikleşmiş cevaptır, ben de bayılmıyorum, para verip görmek istemem ama "asla istemiyorum" diyeceğim bir yer değil. bir milyardan fazla insan var, bir milyar hayat var, bi ucu başka diğer ucu tamamen ayrı... yaşamak istemem, sempati duymam ama mesela benim gözümde lihtenştayn'dan ya da kuveyt'ten daha kıymetlidir. BOKLU dersin, boklu da olsa pis de olsa bir yaşantının, kültürün, hikâyelerin olduğu bir coğrafyadır. sadece "seyirci" veya "turist" gözüyle çok da şikayetçi olacağım bi şey değil bu.
0
der meister
(07.04.26)
Yazılanlar haricinde kişisel olarak; Tayland.

Herkes ölüyor, bitiyor ama benim ilgimi çekmiyor.
0
put it in your appropriate place
(07.04.26)
En net cevabı afganistan ya. Ölüm riskinin en çok olduğu yer.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
Tek ülke ise Net hindistan
0
basond
(08.04.26)
Ekvatoral kuşaktaki bütün ülkeler. Hangisine gitsem güya en soğuk ayda sabaha karşı en soğuk olması gereken zamanlarda bile terden nemden yapış yapış oluyorum.
0
iwasbornonamountainside
(08.04.26)
(10)

Torrent Bitti Mi?

princess eugenie
Geçen gün biutiful filmini izleyeyim dedim, hiçbir platformda bulamadım, doğru düzgün site de bulamadım, e bari torrent indireyim dedim de hangi siteden nasıl arıyorduk? Güvenilir güncel kullandığınız torrent siteleri var mı?
Geçen gün biutiful filmini izleyeyim dedim, hiçbir platformda bulamadım, doğru düzgün site de bulamadım, e bari torrent indireyim dedim de hangi siteden nasıl arıyorduk? Güvenilir güncel kullandığınız torrent siteleri var mı?
0
princess eugenie
(19.03.26)
Yify'da çoğu film var
0
nothing in my way
(19.03.26)
public tracker olarak ext.to en aktif kullanılan genel tracker.
tgx gidince yerini alan bu oldu diyebiliriz.
0
konetsu
(19.03.26)
-zamunda
-1337x
-kickassto

bu siteleri hala kullanıyorum. bittorrent ile indiriyorum.
+2
yurtsuz john
(19.03.26)
1337x kullanıyorum ben de.
0
himmet dayi
(19.03.26)
stremio
0
orpheus
(19.03.26)
bitmedi, µTorrent 2.2.1 ile yıllara meydan okuyorum.
0
late viper
(20.03.26)
bence sıkıntıda. Y kuşağı olarak bizim el atmamız ve hayrına filmleri harddiskte tutup seed etmemiz lazım.

Ben geçen 1960'larda yapılmış birkaç filmi aradım, birkaçını 3-4 peer ve seeder'dan zor indirdim. Mesela indirdikten sonra ben seed etmedim, aslında etsem iyi olurdu.

www.reddit.com
0
nhk ni youkosu
(20.03.26)
zamanında bu filmi indirip arşivlemiştim dilerseniz wetransferden gönderebilirim
0
koela
(20.03.26)
buldum herkese teşekkürler
0
🌸princess eugenie
(20.03.26)
stremio var torrent isleri icin. kimsenin download ile ugrastigi yok artik sanmam. platform bagimsiz yabanci herseyi izliyorum cayir cayir.
0
warrior princess
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(1)

İzmirde en iyi kaliteli düğün salonları

anarsika
Kaliteli bir düğün için neresi olabilir?
Kaliteli bir düğün için neresi olabilir?
0
anarsika
(17.03.26)
Kaliteli çok kapsamlı bir kavram. Tamamen bütçenin ne kadar olduğuna bağlı. Swiss Otel'de mesela çok kaliteli bir düğün yapılabilir. Urla'da bir yer bakmıştık biz, en az 600 kişilik oluyor düğünümüz ve kişi başı 5 bin TL demişlerdi 2 yıl önce. Şu an tahminen kişi başı 10 bin olmuştur. Yani özetle sadece salona 6 milyon TL de verebilirsin ama 500-600 bin liralara da güzel yerler var Sahilevleri taraflarında mesela. Önce bütçenizi belirleyin, sonra o bütçeye göre mekan bakın derim.
0
himmet dayi
(17.03.26)
(14)

delirmiş gibi yemek istediğiniz yiyecekler var mı?

Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(13.03.26)
Yaprak sarma. Oturup bir tencere yiyesim geliyor da kendimi tutuyorum.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Evde baklava varsa (özellikle midye baklava) gece rüyama girer.
0
himmet dayi
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Zeytinyağlı yaprak sarması+1

Patates ve patlıcanla yapılan yemekler, makarna ve çiğ köfte.
+1
rock n roll
(13.03.26)
İçli köfte
Kısır
+1
egerbiryolcu
(13.03.26)
Kısır ve içli köfteye +100
Bir de ıspanaklı börek.
0
orient blue
(13.03.26)
Deniz börülcesi ekşilemesi, gittiğim yerde yapıldıysa artana evsiz gibi yumulurum. Turşusundan bahsetmiyorum ama, haşlanıp ekşili sosla karıştırılan taze tarifi.

Çiğnerken dokusu falan da çok güzel insanın ısırdıkça ısırası geliyor.
0
akhenaten
(13.03.26)
Toksam tüm yemekler aynı olur, açsam da en kolay ulaşabildiğimi seçerim. Bir lokma bir kot ceket felsefesi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
tatlılar:
-bisküvili pasta (bir borcam tatlıyı 2 günde yerim)
-çikolatalı pudingli ve dondurmalı irmik
-un kurabiyesi (çay ile)

yemekler:
-patlıcanlı yemekler (etsiz)
-ıspanaklı gül böreği
-lahana sarması (etsiz)
-biber dolması (etsiz) (özellikle büyük biberlerden alır yerim yoğurtla)

diğer:
-lahana turşusu (şişene kadar yiyebilirim)
-çiğ lahana (çerez gibi gider valla)
-tuzlu yerfıstığı (bir oturuşta bir paket yerim ve bitti diye üzülürüm)
0
art cat chocolate
(13.03.26)
Taze ve fıstıklı baklava
Taze fıstıklı tahin helvası
Cevizli yaz helvası
Kiraz

Bunlar bizde öyle biraz yenip dolaba kaldırılacak şeyler değil tükenip bitene kadar uyuyamam.
0
mutekebbir
(13.03.26)
5 aydır acayip bi kabuklu yer fıstığı bağımlılığım var, hergün yemeden duramıyorum. ilk zamanlar nerdeyse yemek yerine yiyordum, şimdi azalttım ama yine de devam. ve bu süreç başlamadan önce sevmediğim bir yiyecekti
0
mezzosprite
(13.03.26)
ara ara çeşitli yiyeceklere bağlanıyorum. çok küçük yaşta ülker metro ile başlamıştı bu.

son zamanlarda ise kuruyemişlere sardım. bir ara kuru üzüm seviyordum, sonra tuzlu fıstık, şu sıralar ceviz.

ama her zaman sevdiğim bir şey var, o da yaprak döner. :)
0
tabudeviren
(13.03.26)
her zaman favorim fıstıklı baklava...
0
darthvader
(13.03.26)
Findik ezmesi
0
acelaacedebela
(14.03.26)
(4)

Yapay zeka neden belli bir tarihte patladi

mbond
Sebebi neydi ki? Temelleri cok eskiye dayaniyor yanilmiyorsam. Alt yapi ve donanim anlamindaki yetersizlikler olabilir tabii ama donanimda bir anda buyuk bir sicrama mi oldu 2021 civarlarinda?Biraz buyuk resim modunu acarak sunu da sorayim. Tam yillarini hatirlamiyorum ama AI oncesi donemde yillarca
Sebebi neydi ki? Temelleri cok eskiye dayaniyor yanilmiyorsam. Alt yapi ve donanim anlamindaki yetersizlikler olabilir tabii ama donanimda bir anda buyuk bir sicrama mi oldu 2021 civarlarinda?

Biraz buyuk resim modunu acarak sunu da sorayim. Tam yillarini hatirlamiyorum ama AI oncesi donemde yillarca icerik uretimi parlatildi. Tabii sonucta sirketler parasini kazandi, sahislardan da kazananlar oldu. Icerik uretiminin parlatilmasi ve oyle veya boyle bu iceriklerin AI tarafindan kullanilmasi arasinda bir iliski olabilir mi? Yani planli yapilmis birseyler olabilir mi?
0
mbond
(06.03.26)
2020 yılında büyük sıçrama oldu diyebiliriz aslında. Bu sıçramanın adı nöral ölçekleme yasaları olarak geçiyor. Aslında bu da 2017'de yapılan araştırmalarda fark ediliyor ama ilk kez OpenAI 2020'de matematiksel olarak modelliyor. Kısacası modeli, veriyi, hesaplama kapasitesini ne kadar artırırsak yapay zekanın da performansı o kadar iyileşiyor şeklinde basitleştirebiliriz.

Evet, yapay zekanın tarihçesine bakarsak çok eskilere, 1950'lere kadar gittiğini söylemek mümkün. Ancak 2020 yılındaki bu buluşa kadar hep "daha iyi bir öğrenme algoritması geliştirmemiz lazım" mantığıyla hareket edildi. Ancak ölçekleme ile birlikte aynı algoritma ile daha büyük veri modeli kullanarak daha iyi öğrenmenin mümkün olduğu bulununca "daha iyi algoritma" algısı da yıkılmış oldu.

Tabii yegane sebebi sadece bu keşif değil. Sonuç olarak bu büyük veri modellerinin de kullanılabilmesi için büyük veriye ihtiyaç vardı. Bu da internetteki verinin büyümesiyle mümkün olabilecek bir şey. Yani atıyorum bu keşif 1950'de yapılmış olsaydı bile o dönem internet bile olmadığı için büyük veriden söz edemezdik.

Diğer bir parametre de GPU'nun AI işlemleri için kullanılabileceğinin keşfi. Bu da 2009-2012 arasına tekabül eder. Örneğin bir CPU (mesela 8 çekidekli bir işlemci olsun) aynı anda 8 işlem yapabiliyorken (işlemleri sırayla yapar ama çok güçlü yapar), GPU binlerce küçük çekirdeğe sahip olduğu için binlerce işlemi aynı anda yapabiliyor (bu çekirdekler CPU çekirdekleri kadar güçlü değil ama aynı anda çok fazla işlem yapılabiliyor). GPU'nın çalışma mantığının matris işlemlerine ve dolayısıyla sinir ağları işlerine uyumlu olması yapay zekada işlem kapasitesinin çok artmasına sebep oldu.
+7
himmet dayi
(06.03.26)
Bir de şöyle bir örnek vereyim CPU/GPU farkını anlatmak için.

Örneğin satranç öğrenen bir yapay zeka modeli düşünelim. Algoritma şu şekilde mesela:
1. Hamle yap
2. Pozisyonu değerlendir
3. Bu hamle yanlış ise (yani pozisyon daha kötüye gittiyse) kullandığın modeldeki ağırlıkları güncelle (bu ağırlık güncelleme de ön tanımlı, yani atıyorum her hatada birince değişkenin ağırlığını 0.1 artır gibi)

Bu algoritma ile satranç oynamayı öğrenmek için modelimiz mesela 8 milyon pozisyon incelesin (satrançta yaklaşık 10⁴³ pozisyon olduğu tahmin ediliyor da neyse :d).

8 milyon pozisyon incelemelik bir iş var. 8 çekirdekli CPU'muz her çekirdekte bir pozisyon inceleyebileceği için bu incelemeleri 1 milyon iterasyonda tamamlayacak. Bu da aylar sürebilir.

GPU'da ise (10 bin çekirdekli olsun mesela) bu işlem 800 iterasyonda bitece. Bu da birkaç saat sürer.

Özetlemek gerekirse yapay zekanın öğrenme modeli buna benzer. Yani işlem yap, yeni durumu değerlendir, daha iyi değilse modeli güncelle. Bu şekilde milyon hatta milyarlarca işlem yapıp durum değerlendiriyor. Tabii bu durum değerlendirmeleri de örneklere, ön tanımlara dayalı. Durumu değerlendirdiğinde ortaya çıkan sonuç öncekinden daha iyi değilse, yani hatalı ise modelini güncelleyip tekrar deniyor.

Resim çizen yapa zeka modelleri de bu mantıkla çalışıyor aslında. Örneğin sen bir resim çizdiriyorsun. Atıyorum bir saat çiz dedin. Yapay zeka rasgele piksellerle bir görsel oluşturup bunu gerçek saat görselleri ile kıyaslıyor. Gerçek görsel ile kendi yaptığı görselin her bir pikselini tek tek kıyaslıyor (RGB verilerini) ve aradaki farklı hata olarak varsayıp sonraki iterasyonda hatayı, yani RGB değerlerinin farkını azaltmak için modelini güncelleyip tekrar çiziyor. Bu çizme ve kıyaslama işi sayısız işlem tabii.

Bu yüzden mesela eskiden "ağzına kadar dolu şarap bardağı çiz" dediğinde çizemiyordu veya saat 5:43'ü gösteren analog bir saat çiz dediğinde doğru düzgün çizemiyordu. Hala da süper çizemiyor çoğu model ama eskiden saat çiz dediğinde şuna benzer çiziyordu hep: cdn.dsmcdn.com
Sebebi internetteki saat görsellerinin ezici çoğunluğu 10:18'i gösterir. Benzer şekilde şarap dolu kadeh çiz dediğinde de çoğunluk full dolu bardak olmadığı için görsel kıyaslamalarda çoğunluk bilgiyi doğru kabul ediyordu ve çizemiyordu. Tabii şimdi biraz değişti artık sadece görsel kıyaslamayla da yetinmiyor, söylenen promptu daha iyi anlamak üzerine modellendiği için 17:43 dediğinde akrep ve yelkovanın açılarını falan hesaplayıp ona göre bir şeyler çıkartıyor ortaya.
+6
himmet dayi
(06.03.26)
Detayları yazmışlar ben daha genel bir prensipten bahsedeceğim.

Bir ürünü icat etmek ile piyasaya kullanılabilir bir ürün olarak sunmak arasında fark var. Sistemler daha önce de vardı ama ürünleştirilememişti, openAI bunu başarılı bir ürün haline soktu ve olaylar gelişti.

Örnek: ilk dokunmatik telefon IBM tarafından 90’larda geliştirildi ama 2007’de iPhone bunu kullanılabilir bir ürün haline getirene kadar hep tuşlu kullanıyorduk hala.
+1
antikadimag
(06.03.26)
Güzel anlatılmış yukarıda ama sorunuza doğrudan cevap olması adına şimdi kullanılan teknolojinin ilk temelleri : Neural Networks 1950’lerde, Backpropagation 1980’lerde atılmış. Aslında asıl sıçrama bunlar ama Transformer Architecture (derin öğrenme veya self-attention) denilen sıçrama 2017'de olmuş. 2019–2023 arası da yaygınlaşıp daha işe yarar hale gelmesi bunda da dev GPU kümeleri (örn. NVIDIA A100) geliştirilmesi ve LLM (Large Language Model) yani çok büyük metin veri setleriyle eğitilmiş ve çok fazla parametreye sahip dil modelerinin türemesi. 2021 sonrası teknoloji halka ulaştı diyebiliriz.
0
creepy
(07.03.26)
(6)

Arabalarda büyük hoparlör mü yasaklandı?

michael_knight
Bir şeye ceza gelmiş büyük hoparlörlü arabalar için, tepkiler görüyorum. Ama neye ceza geldiğini anlayamadım. Ne yasaklandı?
Bir şeye ceza gelmiş büyük hoparlörlü arabalar için, tepkiler görüyorum. Ama neye ceza geldiğini anlayamadım.
Ne yasaklandı?
-2
michael_knight
(06.03.26)
Abi sen arabayla yüksek ses müzik dinleyerek gidiyorsun polis seni durdurup araca bakıyor eğer araçta fabrika çıkışlı olmayan ses sistemi varsa (woofer vs) ceza yazıp arabayı bağlıyor ama yok eğer fabrika çıkışlı ses sistemi varsa sadece ceza yazıyor.
0
kizil karga
(06.03.26)
peki yüksek sesle müzik dinlerken yakalanmamışsak, sadece arabada bulunuyorsa (dağda bayırda piknik yaparken dinlemek için taktırmışım mesela) yine de ceza yazıp arabayı bağlıyorlar mı?

yani sadece araçta kurulu olarak bulundurmak da ceza sebebi mi?

bunu sırf merakımdan soruyorum, aracımda fabrikasyon dışında ses sistemi yok, sokakta bangır bangır müzik dinleyenlere de özellikle gıcığım.

ama kendi özel mülkümde, trafiğin akışını ve çevreyi ilgilendirmeyen bir sistemin kurulu olması neden ve nasıl suç oluyor? abarth egzoz desen sırf arabanın motoru çalışırken gürültü yapıyor okey. standart dışı xenon far desen yoldaki diğer sürücülerin gözünü alıyor okey. app plaka desen, plaka tanıma sistemlerini şaşırtıyor, okunmasını engelliyor okey. ses sistemini sokakta bağırttırıp çevreye rahatsızlık verdim, o da okey. standart dışı cam filmi kolluk kuvvetinin seni tanımasını, tanımlamasını engelliyor ona da okey.

ama sadece kurulu ve bağlı duran, insan içinde kullanılmayan ses sistemi de ceza sebebi oluyor mu?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
@kibritsuyu

Evet, o an kullanmıyor olsan da araçta fabrika çıkışı olmayan ve sonradan eklenen yüksek desibel gücüne sahip ses sistemleri, trafik mevzuatına aykırı kabul ediliyor. Bunların tespiti halinde ceza yazılabilir. Bagajda taşımaktan bahsetmiyorum tabii. Araca bağlanmış, kullanılabilir durumda olan sistemlerden bahsediyorum.
+1
himmet dayi
(06.03.26)
@himmet dayı veya diğer arkadaşlar;
Peki arabada fabrika çıkışı olmayan bu ses sisteminin limitini belirleyen bir teknik tarifi bir watt sınırı gibi bir şey var mı yoksa "memurun abartılı bulması" gibi bir yöntemle mi cezaya karar veriliyor?
-1
🌸michael_knight
(06.03.26)
bunu yazılı kural haline getirecek, getirse bile wattını bilmemnesini ölçebilecek bir sistem olacağını sanmıyorum.

bagaja eklenmiş, standart dışı amfi, woofer, ek hoparlörler falan gözle görülebilir modifiyelere bakıyorlardır.

aracın içinde kapı döşemesindeki standart hoparlörlerini söküp yüksek watt'lısını takarsan bir şey olmaz.

bu benim kişisel tahminim.
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Abi belli bi desibel limiti yok, modifiye ses sistemi varsa zaten o esnada müzik dinlemesen de mevcut cezaya tabisin ama diğer türlüsü, yani yüksek sesle müzik dinleme cezası biraz memurun kafasındaki tanıma kalıyor ama çevreye verilen rahatsızlık derecesindeki müzik sesi nedir az çok biz de tahmin edebiliriz.
0
kizil karga
(06.03.26)
(3)

ulker arenaya ulaşım vs

zenc
selamlar bu aksam ilk kez basketbol maçına gideceğim çok heyecanlıyım :)Ve karşıyı hiç bilmiyorum. Arabamla gideceğim, salonun otoparkı yeterli mi yoksa dışarıda bir yer mi önerirsiniz? 8.45'te mac baslıyor, en geç saat kaçta orada olmamız gerekir?
selamlar bu aksam ilk kez basketbol maçına gideceğim çok heyecanlıyım :)
Ve karşıyı hiç bilmiyorum.
Arabamla gideceğim, salonun otoparkı yeterli mi yoksa dışarıda bir yer mi önerirsiniz? 8.45'te mac baslıyor, en geç saat kaçta orada olmamız gerekir?
0
zenc
(05.03.26)
Yıllar önce gitmiştim bir kere. Salonun otoparkını bilmiyorum ama salon çok yerleşim yeri içinde olduğu için yola park edip 3-4 dakika yürümek de mümkündü ben gittiğimde. Daha erken gitme imkanı varsa maçtan önce millet hemen yandaki parkta birasını falan içip takılıyordu. Keko bir kesim olmadığı için güzel ortam denebilir.
0
himmet dayi
(05.03.26)
salon otoparkında yer oluyor genelde(400 ya da 450 TL). Ancak çıkışta sıkıntı oluyor.

Watergarden ile salon arasındaki yollara park edip salona yürüyerek gitmenizi öneririm. Arabanızı 19.30 da park etmiş olmanız iyi olur. Diğer türlü o yollar da dolabiliyor. Birisi sizi bırakacaksa 20.30 da bile gitseniz yeterli tabi:)
0
halilibo
(05.03.26)
çok dert etmenize gerek yok, gidince zaten anlayacaksınız. herkes her yere park ediyor. yine de 1 saat öncesinde orda olsanız iyidir. en kötü otoparkta yer hertürlü bulursunuz sadece biraz pahalı.
0
zozjotejmnk
(05.03.26)
(2)

İphone 2.2 TB alanım var ama hafıza dolu uyarısı veriyor.

ground
Ben bu 2 TB alanı boşa mı aldım. Eskiden 200 GB alanı sürekli indirip silerek kullanıyordum. 2 TB satın aldım. Ama eski tas eski hamam. Bir yerlerde yanlış mı yapıyorum? Şu anda saklama alanı 216gb/2tb gösteriyor icloud. (İphone 14 promax)
Ben bu 2 TB alanı boşa mı aldım. Eskiden 200 GB alanı sürekli indirip silerek kullanıyordum. 2 TB satın aldım. Ama eski tas eski hamam. Bir yerlerde yanlış mı yapıyorum? Şu anda saklama alanı 216gb/2tb gösteriyor icloud. (İphone 14 promax)
0
ground
(04.03.26)
telefon hafızası dolmuş.
+1
malheiros
(04.03.26)
Telefon hafızası dolmuş +1

Öneriler:
Ayarlar / Genel / iPhone Saklama Alanı kısmına girin ve hangi uygulamalar çok yer kaplıyor önce buna bakın.

- Whatsapp'ta sohbetlerde gereksiz bir dosya/belge/görsel kalabalığı oluyor. Telefonu en çok şişiren şeylerden biri bu. Whatsapp ayarlarından depolamayı bulun. Büyük ve tekrar eden dosyaları silin.
- Instagram, Twitter, Facebook, Tiktok gibi yüksek boyutlu üçeriğe dayalı uygulamaların önbellekleri çok dolar. Bazı uygulamaların önbellek temizleme seçeneği oluyor ayarlarda. Olmayanlar için uygulamayı kaldırıp tekrar kurmak önbelleğin temizlenmesini sağlar. Bunları kontrol edin 1GB ve üstü önbellek varsa kaldırıp yeinden kurun.
- Fotoğraf/Video temizliği: 2TB alanınız olduğu için telefonda yer açmak adına şu ayarı yapın:
Ayarlar / Ad Soyad (en üstteki) / iCloud / Fotoğraflar (iCloud'a Kaydedildi bölümünde) / iPhone'da En İyi Saklama seçeneğini aktif hale getirin. Böylece uzun süre görüntülemediğiniz fotoğraf ve videolar iCloud'da saklanacak ve Fotoğraflar uygulamasına bir gölgesi bırakılarak telefon hafızasından kaldırılacak. Merak etmeyin, görüntülemek istediğinizde anında iCloud'dan otomatik olarak tekrar indirip görüntüleyebileceksiniz.
0
himmet dayi
(05.03.26)
(2)

chromeda bir websitesinde ai kullanma

plastic_angel
bir websitesinde uzun bir metin var . sağ tıklayıp soru soramıyor muyum gemine'a falan?eklentisi falan mı var?
bir websitesinde uzun bir metin var . sağ tıklayıp soru soramıyor muyum gemine'a falan?
eklentisi falan mı var?
0
plastic_angel
(17.02.26)
firefox'ta sag klik ile ask chatgpt var. eklentisiz falan.
0
liberal
(17.02.26)
hocam chrome gemini extension diye google'a yazsan direkt çıkıyor zaten.

gemini.google
0
himmet dayi
(17.02.26)
(10)

Ciddi İlişkisi Olup Yurtdışında İş Bulanlar

lapetitemort
Daha iyi şartlarda bir iş bulmanız halinde, süreci nasıl yönettiniz? Çoğu ülkeye yanınızda götüremiyorsunuz diye biliyorum.O da sizinle geldi mi? Geldiyse nasıl oldu o geçiş? Gelmese de gider miydiniz?
Daha iyi şartlarda bir iş bulmanız halinde, süreci nasıl yönettiniz? Çoğu ülkeye yanınızda götüremiyorsunuz diye biliyorum.

O da sizinle geldi mi? Geldiyse nasıl oldu o geçiş? Gelmese de gider miydiniz?
0
lapetitemort
(16.02.26)
Ülkesine göre değişiyor aslında. Özellikle gelişmiş ülkelerde "Civil Union" ya da "De-facto Relationship" tarzı şeyler üzerinden direkt evli olmasanız da ilişkinize çeşitli deliller göstererek partnerinize de vize alabiliyorsunuz. Ülkeye göre uzmanına danışmak lazım.

Birlikte gitme konusu ise çok boyutlu; partnerin gidilecek ülkede dil probllemi olacak mı, orada çalışabilecek mi, sosyal ilişkileri ve Türkiye'deki bağları ne kadar kuvvetli, genel olarak yurtdışında yaşamaya nasıl bakıyor...

Oraya işle giden kişi direkt olarak bir sosyal çevreye sahip oluyor zaten, bir de yabancı ülkede iş yapmanın getirdiği profesyonel motivasyon olunca süreç iş bulan kişi açısından görece pozitif oluyor. Ancak partnerin Türkiye'de kariyeri varsa ve oraya bunları bırakıp gidiyorsa, hele de orada iş bulamıyorsa, dil problemi varsa vb. ortaya çok ciddi bir dengesizlik çıkıyor ve haliyle ilişkinin üzerine yük binmeye başlıyor.
+2
salihdt
(16.02.26)
Ülkesine göre değişiyor +1 Ayrıca sizin alacağınız çalışma izninin statüsüne göre de değişebiliyor. "Skilled immigrant" olarak gidiyorsanız daha kolay, niteliksiz düz çalışma izniyle giderseniz evli olsanız bile aile birleşimi için bir yıl beklemeniz gerekebiliyor.

Bir arkadaşım sevgilisinin peşinden Hollanda'ya taşındı (en başta beraber taşınmaları da yasal olarak mümkündü) ve bütün evrak işleri vs çok kolay oldu.

Biz şu an taşınma sürecindeyiz, çalışma izninin çıkmasını bekliyoruz. Eşimin işi için gidiyoruz ama benim de çalışma iznim olacak, ikimiz de ülkenin dilini temel seviyede öğrendik, orada hızlı ilerleteceğimize güveniyoruz. Ben çalışamayacak olsam, dil sorun olsa her şey daha zor olurdu eminim.

Biraz da insanların karakterine bağlı, burada bile yurtdışı sorularına gelen cevaplar "hayatta Türkiye'ye dönmem, burası cennet" ve "herkes çok ırkçı, vatanım gibisi yok" arasındaki her şeyi kapsıyor. Beklentileriniz ne, Türkiye'yle bağınız ne kadar kuvvetli, değişimi ne kadar kaldırabiliyorsunuz gibi her şey çok değişir.
+2
kobuzchu kiz
(16.02.26)
Ülkesine göre değişiyor +2
Ayrıca kobuzchu kiz'ın nitelikli bir çalışan olarak gidiyorsanız (örneğin EU Bluecard ile), aile birleşimi daha kolay yorumuna da +1
Öteki türlü ilk gidenin belli bir süre çalışması/yaşaması gerekiyor o ülkede.

Bizim durumumuzda ben ilk giden oldum ama gittikten 1 ay sonra nikah yaptık eşim aile birleşimine başvurabilsin diye. Tüm başvuru evrakları vs. çok basit aslında ama bizim durumda benim üzerimden başvurabilmesi için benim yeni işimde 3 aylık deneme sürecini tamamlamam gerekti (gelir beyanında bulunmak için). Onu bekledikten sonra başvurduk. Toplamda niktahtan 6 ay sonra, başvurudan ise 2 ay sonra oturum izni çıktı. Aslında daha hızlı da çıkabilirdi ama bizim başvuru süreci konsolosluğun yoğun dönemine denk geldiği için biraz daha uzun sürdü.
+1
himmet dayi
(16.02.26)
karşındaki kişi de kafa olarak yurt dışına gitmeye hevesliyse bu iş yürüyor genellikle. sevgili olarak yanına gelmesi çok zor olur. anca orada bir okul bulup yüksek lisansa gelirse o şekilde olur ama genelde evlilikle her şey daha kolay oluyor özellikle yasal dökümanlar için. bu da aile birleşimini gerektirir ve süreç minimum 6 ay ile 1 sene arasında oluyor.

en ufak anlaşmazlıkta "senin yüzünden geldim" dememesi lazım karşı tarafın aman ona dikkat edin. o da çok istiyorsa bu işlere girin derim.
+2
elektr10
(16.02.26)
bu aslinda vize turune gore bile degisiyor. mesela bende "talent visa" denen bir vize turu var. yuksek egitimli, oturup kalkmasini bilen, icinde allah korkusu olan, seksi kisilere veriliyor. bu vize partnerle birlikte goc etmeyi kolaylastiriyor.
+3
Sour
(16.02.26)
@Sour, aynı zamanda o vize türünde işten çıkarıldığında sana ülkene dönmen için 15 gün veriliyor. Çok da havası yok yani.
0
Kahvedesu
(16.02.26)
@Kahvedesu, yanlis bilgi diyecegim ama ozel durumlar (ulkeler, kontratlar vs.) olabilir. talent vizesinde 15 gun icinde ulkeden ayrilmayi hic duymadim. en azindan bizde boyle bir durum yok. bunu dusunen insan zaten talent vizesi alamaz :P
+2
Sour
(16.02.26)
''The HQP visa is not a general work permit; it is tied to the specific company that hired you. If they fire you, the authorization is voided.''

''It happened to me. You now have a month to find a new job without your current situation changing. If you manage to find a new job your work visa won’t expire. ''
-1
Kahvedesu
(16.02.26)
@Kahvedesu hicbir sey anlamadim. talent visa ve highly qualified professional visa ayni sey mi? daha once dedigim gibi ayni seyse bunlar her ulkede ayni mi uygulaniyor? ulkene donmen icin 15 gun veriliyor demistiniz, simdi ise tekrardan is bulmaniz icin bir ay veriliyor demissiniz. ayrica bu yazdiklariniz resmi bir kaynak degil, biri "bana boyle oldu" diyerek bir sey yazmis, siz de alintilamissiniz. dolayisiyla yazdiklarinizin hicbiri anlam ifade etmiyor.
+2
Sour
(17.02.26)
Talent visa ve hqv adları farklı olsa da Avrupa Birliği ülkelerinde şartları aynı olmalı. 15 gün ve 1 ay şirketine göre değişebilir bir. Arkadaşımda bu vizeden var. 2 yılı doldurmadan çıkarıldı. Şirketin kendisine söylediği 15 gün. Aynı şartları sağlayan bir yer bulursa uzatabilir. Fransa'da başka olabilir bilemem. Benim durumum da çalışma iznimde mesela X alanında Y şehrinde yazıyordu. Yeniletene kadar başka şehre de gidemedim, başka alanda da çalışamadım. 2.kartta böyle bir sorun yok.

Normal çalışma vizelerinde böyle bir sorun yok. Uzun sürede çıkar ama şartları talent visa ya da HQV gibi ağır değil. Oturum bitene kadar kalabilir ya da işkura başvurup yeniletirsin. Bana inanmıyorsan bulunduğun yerdeki yabancılar ofisine sorabilirsin. Yeni gittiysen kartının arkasına bak, genel mi kısıtlı mı olduğu belli olur zaten. X alanında diyorsa sınırlıdır. konusma ben konusuyorum daha bitirmedim'in dediği gibi.
0
Kahvedesu
(17.02.26)
(5)

Vfs global randevusuz vize başvurusu - İstanbul

bcdhms
merhaba,Çekya için aylardır randevu saati bulmaya çalışıyordum, bir acenteye de para verdim ama şubat ayı içine yer bulamadılar. (17 mart için bilet almıştım)evraklarımı hazırladım, sabah çok erken saatte gidip sıraya girsem, gelmeyen birisinin yerine girmeyi denesem şansım olur mu?nette okuduğuma g
merhaba,

Çekya için aylardır randevu saati bulmaya çalışıyordum, bir acenteye de para verdim ama şubat ayı içine yer bulamadılar. (17 mart için bilet almıştım)

evraklarımı hazırladım, sabah çok erken saatte gidip sıraya girsem, gelmeyen birisinin yerine girmeyi denesem şansım olur mu?

nette okuduğuma göre walk-in hizmeti turistik vizeler için kaldırılmış, yine de boşluk olması durumunda içeri alırlar mı? yakın zamanda böyle bir şey deneyen oldu mu?

veya vfs'ye gittiğinizde bu şekilde evraklarını teslim edebilenler gördünüz mü?

en ufak bilgi çok makbule geçecek :(

teşekkürler,
0
bcdhms
(07.02.26)
Abi bu iş böyle olabilecek bir şey olsaydı zaten bu kadar insan randevudan şikayet etmezdi, herkes sabah kapıya sıra olurdu.
Güvenlik içeri almaz.
+2
logisticsmanager
(08.02.26)
idata için söylüyorum değil dışardan birini almayı, kendi randevunuza bile 10 dakika öncesine kadar giriş izni vermiyolar. girişte de size yolladıkları pnr kodunun son 3 hanesini istiyorlar.
+1
yüzyıllık yalnızlık
(08.02.26)
vfs yi sali pazari gibi dusunun. randevulu hali bile rezalet
+1
ala09
(08.02.26)
Gideceğiniz ülkede oturumu bulunan birinden resmi davetiye alırsanız ancak o zaman walk-in ile vize başvurusu yapabilirsiniz. Turistik vize başvurularında uygulanan bir yöntem değil walk-in.

Bu konuda yapabileceğiniz pek bir şey yok eğer resmi 'Alie Arkadaş Ziyareti' davetiyesi alamıyorsanız. Ama önerim Instagram'da ucuz uçak bileti diye bir hesabın kanalına katılmanız. Onlar VFS ya da diğer aracı kurumların randevu sistemi açıldığında paylaşım yapıyorlar. Hemen girip randevu oluşturabilirsiniz. Ama bırakın Mart 17'deki bileti, Nisan ayına kadar randevu var mıdır o bile meçhul.
0
himmet dayi
(08.02.26)
yunanistan daha hızlı veriyor diye biliyorum. çekya yerine yunanistan'a bakma şansınız yok mu? başvurunuzda niyet mektubu yazıp hem mart ayındaki çekya planınızı söyleyin hem de yazın yunanistana tekrar girerek tatil yapmak istediğinizi belirtin, en azından belki 3 ay falan çıkar (15 gün, 1 ay gibi de verebiliyolar çünkü). para ödediğiniz kurum belki yunanistanı da takip ediyordur. tatilinizden önce çıkarsa bi hafta sonu hemen gir çık yaparsınız yunanistan'a, yapabiliyosanız.
0
nathanieltroy
(08.02.26)
(3)

Yeşilçam filmi arıyorum

el conquerador
Merhaba. Film hakkında hatırladıklarım;Dram filmi. Ailece köyden istanbul'a yerleşiyorlar. Evin dedesi sürekli köyüne dönmek istiyor. Final sahnesinde bu yaşlı adam gece vakti sokağa çıkıyor, trafikteki arabaları koyun zannediyor. Bilen var mıdır acaba? Not: Tarık Akan'ın sürü isimli film değil.
Merhaba. Film hakkında hatırladıklarım;

Dram filmi. Ailece köyden istanbul'a yerleşiyorlar. Evin dedesi sürekli köyüne dönmek istiyor. Final sahnesinde bu yaşlı adam gece vakti sokağa çıkıyor, trafikteki arabaları koyun zannediyor. Bilen var mıdır acaba?

Not: Tarık Akan'ın sürü isimli film değil.
0
el conquerador
(03.02.26)
Lütfi Ömer Akad’ın “Gelin” (1973) adlı filmi olabilir mi?
0
himmet dayi
(03.02.26)
Bir Küçük Bulut filmi, Osman Alyanak:
youtu.be
0
ensar
(03.02.26)
@ensar evet bu film, teşekkür ederim.
+1
🌸el conquerador
(04.02.26)
(10)

Arabamın bakımlarını yetkili serviste yaptırmasam ne olur?

sakince
aracım 2 yaşına girdi. 60k da kia sportage. servislerden fiyat alıyorum. 25k dan aşağı fiyat veren yok içeriği de yağ değişimi filtre gibi dışarıda max 5k ya yaptıracağım şeyler. Tutturmuşlar bir garanti . 150k km veya 5 yıl garantisi varmış yani riske de atamıyorum ne yapacam bilmiyorum.
aracım 2 yaşına girdi. 60k da kia sportage. servislerden fiyat alıyorum. 25k dan aşağı fiyat veren yok içeriği de yağ değişimi filtre gibi dışarıda max 5k ya yaptıracağım şeyler. Tutturmuşlar bir garanti . 150k km veya 5 yıl garantisi varmış yani riske de atamıyorum ne yapacam bilmiyorum.
0
sakince
(14.01.26)
muhtemelen garanti dışı kalır.

daha doğrusu bunu başkası açmış, yağını başkası değiştirmiş diye kontrol edeceklerini sanmıyorum ama ilgili bakım (örneğin 60 bin bakımı) kayıtlara girmeyeceği için 60 bin bakımı yaptırılmamış gibi gözükecek, bakımları zamanında yaptırılmadı, atlandı diye garanti dışı kalacak.
+1
kibritsuyu
(14.01.26)
garantiyi bozmak istemiyorsan yetkili servis veya markanın tanıdığı yerlerde yaptırman gerekiyor.
0
jelly bear
(14.01.26)
garanti devam ediyorsa servise mecbursun.

ben şansımı deneyecem arabamda artık garantilik bir durum yok. 3 sene boyunca en az 75bin vereceğime dışarda 15bine yaptırırım. 60bin masraf açsa bile nolur. üstünde masraf açarsa da şansım yokmuş napayım dersen. işte o zaman gitmeyebilirsin.
0
gercekdunya
(14.01.26)
uzun garantili araba iyidir.

yetkili servisten devam et.

3+7 yıl garantili arabam var.

2029'a kadar yetkili servise gideceğim.
+1
rain when i die
(14.01.26)
Garantinin devam ediyor olması sadece araca bir şey olabilme potansiyeli yüzünden değil, satarken de çok cazip olduğu için çok iyi bir şey. 4. yılda satıp değiştirecek olsanız mesela "1 yıl daha garantisi var" dediğiniz anda alıcının kafasında "4 yıldır yetkili servise zamanında gitmiş ve alırsam 1 yıl boyunca da kafam rahat olacak" ışığı yanar. O yüzden 25 de olsa yetkili servisten devam maalesef.
+1
himmet dayi
(14.01.26)
ben mantıklı bulmuyorum garanti diye soyulma işini. o kadar garanti için ekstra fark ödersin garantilik ihtiyacın olur, kullanıcı hatası der işin içinden çıkarlar. Çevrendeki puanı yüksek,güvenilir bir servis bulup yolunuza devam edin. Yaptıkları filtre,yağ değişimi istersen git kendin al direkt ana bayii den işçilik parası ver sadece.
0
biravekahve
(14.01.26)
Bende de Sportage var. Lanet olası DCT vites değişti. Panoramik tavanda trim sesi var. Vitesin mekatroniğinde değişim fiyatı ne kadar ona bi bakmak lazım. 150-200k tutacaksa ben servise götürürdüm. Çünkü kesin bir noktada cortu çekiyor.
0
Take it away honey
(14.01.26)
araçlarda garantiyi "servis tarafından düdükleniyorum" gibi değil de "aracın sigortasını ödüyorum" gibi düşünmek lazım. çünkü servislerde sistem tam olarak böyle işliyor. özetle aracın garantisi bedava değil paralı. yani aracın fiyatı verdiğiniz para + isterseniz belli bir süre garanti ücreti (bu da serviste alınan fark). servise gittiğinizde taksidini ödüyorsunuz. tabii bu opsiyonel, riski alıp almamak size kalmış.
+1
robokot
(14.01.26)
aslinda "bayide servis" zorunlulugu yok garanti icin, elinde servis gordugunu belgeleyen fatura oldugu surece.
ama 3. dunya ulkesinde bu riske girilmez.
garanti bitene kadar bayide devam..
0
cooperr
(15.01.26)
hiç bir şey olmaz. Servis adı altında milleti kazıklamaktan başka bir işi yok bunların ben geçen sene olayın iç yüzünü bilmediğim için ihtiyaç kredisi çekip servise bakıma gittim ya düşünebiliyor musunuz taksitleri daha geçen ay bitti yazık günah.
0
ihsanlı
(15.01.26)
(15)

crackli her yazılım zararlı diyebilir miyiz?

Rondak
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir s
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.

yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir sıkıntı yaşadığımı hatırlamıyorum.

siz buna katılıyor musunuz? yani özetle crackli olan her yazılım sizin bilgilerini vb ele geçirmek için mi yapılmıştır.
0
Rondak
(12.01.26)
istisnasız hepsinde trojan var. mutlaka kullanmak zorundaysan sanal makina içine kur.
-6
orpheus
(12.01.26)
İstiasnasız hepsinde var demek doğru değil. Tabii ki tutumunuz hepsinde trojan varmış gibi yaklaşmak olmalı. Ancak sırf microsoft'a, apple'a veya diğer teknoloji şirketlerinin vampir gibi kan emmesine uyuz olup yazılım crackleyenler de var.
+4
himmet dayi
(12.01.26)
@orpheus

yıllardır kullanıyorum/kullanıyoruz diyorum, nasıl trojan var. bana somut kanıtla gel.
+1
🌸Rondak
(12.01.26)
hayrına yapmıyor sözü çok doğru değil. Evet herkesin bir çıkarı var, ama bilgisayar dünyasında gönüllü yapılıp herkese ücretsiz sunulan milyonlarca içerik var.

vlc player, 0 reklam geliri, ücreti yok, öyle senin verilerini topluyor falan kesinlikle değil.
Belnder, gimp, firefox, openstreetmap, internetarchive...

mesela oyun moder'ları. oyunlara dehşet büyük ölçüde mod yapıyorlar ve herkesle ücretsiz paylaşıyorlar.

Bu tarz insanlar genelde hobi olarak kazanç gözetmeksizin yapıyorlar bu işleri.


Crack işini, büyük firmalara karşı gelmek için yapanlar var. Bazen protesto etmek için. mesela simcity oyunu ilk çıktığında hep internet bağlantısı gerekiyordu. herkes bundan nefret etmişti, oyuna para verenler bile cracklisini kullanıyordu.

anlayacağınız, babasının hayrına yapılan bir sürü iş var.
+3
substituent
(12.01.26)
@rondak
microsoft defender büyük kısmını görmüyor. bitdefender kur veya verdiğim linke bahsettiğin cracki atıp içinde ne gizlendiğini görebilirsin. inanmak-inanmamak ve risk sana ait. hepsi demeyelim de %80 diyelim içini rahatlatacaksa.

www.virustotal.com
-4
orpheus
(12.01.26)
hayır fakat bu soruyu sorma ihtiyacı hissediyorsanız bu şekilde varsayımda bulunmanız en doğru yol olacaktır. crackleme hususunun temelinde birbirleriyle yarışan "scene" gruplarının rekabeti vardır.
0
redlinetheturk
(12.01.26)
Hepsi zararlı demek dogru degil. Arada vardır tabiki içinde trojan içeren kaynak kodları olan fakat hepsi degil. Bazıları bunu kendini kanıtlamak veya crack'ını yaptıgı uygulamanın şirketine gövde gösterisi yapmak için yapıyor.
0
limonlu eksi
(12.01.26)
Bir ek,
Bazı virüs programlarının virüs bulmasının tek sebebi virüs olması değildir.
sistemde normal erisomler /olaylar dışında işlem yaptığı için virüs olarak yorimlamabiliyordu eskiden (şimdi nasıldır bilmiyorum)
Bir örnek, windows ve ofis için graveyard sitesinden opensource script ile lisans sahibi olabiliyorsunuz.
+3
kisa
(12.01.26)
Her zaman risk vardır.

Ben oyun oynamıyorum ama onun yerine müzik programlarını koyabilirsin :) bir tane laptop sırf bu işler için. Onunla kesinlikle ne bankalara girerim ne resmi yerlere ne de kişisel hesaplarıma.

Bunlar için temiz kurulum ayrı bir laptop'ım var.
+1
makbur
(12.01.26)
linuxu adam bedava yaptı sattı ücretsiz veriyor onda da mı trojan var :)

virüs olma ihtimali var ama yıllarca kullandım karşılaşmadım. macte bile yaptım sorun olmadı hiç.
+1
jelly bear
(12.01.26)
kesin zararlidir diyemeyiz ama zararli olma olasiligi zararsiz olma olasiligindan cok daha yuksek. zira bunu yapan adamin isi zaten acik bulmak.

"ben senelerce kullandim bir zararini gormedim, virus programlariyla da baktim bisye bulamadim" gibi beyanlarin bir kiymeti yok.
+1
cooperr
(12.01.26)
Özellikle ismi çok yaygın bilinmeyen antivirüs programlarının bir bölümü kasıtlı olarak hayali virüs tespiti (false positive) yapıyor. Bunu korkutma yoluyla kendi ürünlerini duyurmak ve satmak için yapıyorlar. Virustotal sitesinde çok sayıda antivirüs sonucu birlikte gösteriyor ve aralarında bu türden çöp antivirüs programlarından çok var mesela.

Soruya cevap: Eğer crack işlemi yabancı bir programcık çalıştırmayı gerektiriyorsa oldukça risklidir diyebiliriz. Asıl üreticisi virüs koymamış olsa bile bir başkası onu alıp virüslü hale getirip yeniden yayabilir, hatta bunu yapmak çok daha kolay. O yüzden uzak durmak gerekir.
+1
mikro patlama
(13.01.26)
zaten ürünün kendisi, kendi crackını de piyasaya salabiliyor, mesela photosop bu şekilde dünyada fotoğraf düzenleme konusunda tekel oldu ama artık yeni sürümlerine para vermeden erişmek mümkün değil.
virüslü olanları antivirusler yakalıyor zaten.
tüm crackler zararlı olmasa da gözlemlediğim kadarıyla arada bir yerlere veri alıp gönderenleri de var, virüslü de var.
+2
duyuruuser
(13.01.26)
25 yıldır pc kullanıyorum daha bir kere kurduğum crack yüzünden başıma şu geldi diyen çıkmadı.
0
plastic_angel
(13.01.26)
Crack işi ilk çıktığında aslında aslında kendi içinde iki motivasyonu olan bir şey: Biri bir cracker grubu olarak olan en hızlı şekilde yeni çıkan bir uygulamayı crackleyip bu alanda ne kadar iyi ve yetenekli olduğunu göstermek, yani bir nevi yabancıların bragging rights dediği şey. Diğer motivasyon da internetin özgür ruhunu savunup şirketlerin para kazanma hırsına tepki koymak.

Bugün tabi ki crackli bir yazılımda virüs vb. çıkma olasılığı vardır. Ancak bence de o risk inanılmaz büyük değil.
0
salihdt
(13.01.26)
(11)

Orijinal şarj kablosu neden pahalı?

muhayyer divan
SelamYıl başından önceki gündü galiba, telefonun orijinal şarjından alayım dedim, bir teknoloji marketine gittim ve fişin ayrı kablonun ayrı satıldığını, ikisinin de 869 tl olduğunu öğrendim. Sadece fişi aldım çıktım, ikisinin de bu kadar pahalı olmasını anlayamıyorum. Neden bu kadar pahalı?? Ek sor
Selam

Yıl başından önceki gündü galiba, telefonun orijinal şarjından alayım dedim, bir teknoloji marketine gittim ve fişin ayrı kablonun ayrı satıldığını, ikisinin de 869 tl olduğunu öğrendim. Sadece fişi aldım çıktım, ikisinin de bu kadar pahalı olmasını anlayamıyorum. Neden bu kadar pahalı??

Ek soru; bu şarj kablosu (süper hızlı şarj için) özel bişey mi, illa orijinal mi almalıyım, ne dersiniz ne yapayım ben??
-3
muhayyer divan
(12.01.26)
gerek yok orijinale. hangi uçlu kablo arıyorsunuz atayım
+1
jelly bear
(12.01.26)
çünkü satabiliyorlar. şarj aletinin de kablosunun da markasının önemi yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
Lightning ise orijinal olmayan ya da lisanssız ürün tavsiye etmem. Bozuyor çünkü iPhone'u. Birkaç kişinin tercübe ettiğine şahitlik ettim. Belkin vs. gibi markaların lisanslı lightningleri var. Onlara bakın. Ama USB-C ise orijinal bakmaya gerek yok.
+1
himmet dayi
(12.01.26)
@muhayyercim

senin bu iyi niyetini ne yapıcaz yaa :)

neyin fiyatı normal ki kablonun fiyatı normal olsun. iphone 120k yaa ben bunu hala aşamıyorum :)

orjinal şarj kablosu olması şart değil ama kalite ve akım çekme açısından benzer kalitede kablo al. yol kenarında satılan dandik kablolar telefonun bataryasını bozuyor.
+1
Rondak
(12.01.26)
@jelly bear geliyorum az sonra oradayım. Yoksa burdan mı yazayım?

@Karim iceride uyuyor kalitesi falan değişmiyor mu?

@himmet dayi type c evet. Fişin üstünde de telefon girişinde de type c kullanılmış. Iphone değil. Sağ olasın.

@Rondak işte o benzer kalite hangisi bilemiyorum ondan sordum aslında.
0
🌸muhayyer divan
(12.01.26)
Şarj aletinin de kablosunun da markasının önemi var, benim telefonumu süper hızlı şarj eden xiaomi kablosu, eşimin telefonunu yavaş şarj ediyor. Eşimin telefonunu süper hızlı şark eden oneplus kablosu, benim telefonumu yavaş şarj ediyor. Rasgele usb kabloları ikisini de yavaş şarj ediyor.
+1
kobuzchu kiz
(12.01.26)
iphone'um var. orijinal kablo harcamışlığım çok. anker kullanıyorum 3 yıldır. sağlam.

bendeki şunun gibi

www.anker.com

hama da denedim, kötü.
+1
rain when i die
(12.01.26)
markanın önemi yok diyen de kısmen hatalı, marka önemli illaki orijinal olacak diyen de...

kabloların telefonun üreticisi tarafından satılanları orijinal diğerleri çakma algısı da kısmen yanlış yine, kaliteli alternatif markaları ucuz piyasa mallarıyla bir tutmamak lazım.

şimdi şarj hızını etkileyen faktöre gelelim, telefon ve şarj aletinin kullandığı hızlı şarj profilleri. telefonunuz standart hızlı şarj sistemlerini kullanıyorsa ki yıllardır yaygınlaşmakta olan usb-c'nin standardı olan pd(power delivery) kaliteli pd destekli bir kablo aynı performansı verir. kablolarda artık çip oluyor ben bu hızı desteklerim diye iletişim kuruyor.

telefon özel bi şarj standardı kullanıyorsa bu durumda orijinal kablodan daha kaliteli kablolar ile bile bu hızlı şarj aktif olmayabiliyor. kablo kesiti yeterince kalın olsa da hatta telefonun orijinal kablosu 3a akımla şarj ederken kablo 5a desteklese de maksimum hızı alamıyorsunuz. burada da kendi özel hızlı şarjı dışında başka hızlı şarj sistemlerini destekleyip desteklemediği önemli oluyor. pd standardı da zamanla gelişti, değişti pps var mesela voltajı anlık küçük basamaklarda değiştiren. epr var extended power range, daha yüksek voltajları destekliyor.

telefonunuzun hızlı şarj profili ile şarj aleti ve kablonuzun desteklediği profiller tutuyorsa ugreen baseus orico anker vs. kaliteli markaların ürünleriyle de tam hızı alırsınız ama üçü de aynı profili desteklemiyorsa bu noktada daha yavaş bi profille şarj edebilir veya standart 5v2a 5v3a gibi düz şarj edebilir 10-15w'a kadar düşer şarj hızı.

benim telefon 33w'a destekliyor normalde kendi adaptörü ve şarj kablosuyla. bu değişken voltajlı 11v 3a ve 12v 2.75a hızları kullanan bir profil xiaomi'nin pd'yi biraz değiştirerek yaptığı özel bi standart. 3a akımı destekleyebilen herhangi bir kablo orijinal şarj aletiyle maksimum 9v3a profili aktive ediyor 27w şarj ediyor. kendi kablosu kısa olduğundan rahat kullanamıyordum 2 metrelik ugreen kablo aldım 27w benim için yeterli oluyor böyle kullanıyorum.

samsunglar ve apple en son baktığımda standart pd kullanıyordu mesela bu telefonlarda başka markalarla da yavaş şarj etmemesi lazım aynı standartları karşılayan ürünler olduğu sürece. apple özelinde kendi lisans sistemleri de var mfi diye, bu lisansı alternatif markalara da veriyorlar. direkt apple test etti onayladı demek oluyor. yine bazı telefonlar markanın kendi özel ekstra hızlı şarj sistemlerini kullanıp alternatif olarak kendi sistemi kadar hızlı olmasa da pd destekliyor olabilir bu durumda telefon ve şarj aletinin desteklediği en hızlı pd profilini kullanabilir. yine yeterince hızlı olabilir...
+2
konetsu
(13.01.26)
Ürün çeşidi ne olursa olsun "parası önemli değil, en iyisi olsun, markalı olsun" diyen bir müşteri kategorisi vardır. O kategorideki müşterinin "parasını almamak", önemli bir markanın sahibi olan firma açısından bir nevi israftır.
+1
mikro patlama
(13.01.26)
Harikasın arkadaşım, çok açıklayıcı çok güzel bilgiler, çok çok teşekkür ederim. Telefon samsung, general mobile'ın kutusundan çıkan süper şarj bu telefonu da süper şarj seviyesinde şarj ediyordu ama onu anneme vermek durumunda kalınca elimdekiler çok yavaş şarj eder oldu. Peki bu dediğin değerleri ben yeni kablo alma aşamasında kutunun üzerinde mi görmeliyim yahut model adında mı belirtilir nasıl anlamalıyım?
+1
🌸muhayyer divan
(13.01.26)
samsung için spigen, anker, vs. de alabilirsiniz. önemli olan şarj aletinin telefonun şarj hızını desteklemesi. örn benim telefon (samsung) 45w destekliyor. 45w spigen aldım süper hızlı şarj ediyor.
+2
inheritance
(13.01.26)
(13)

Bankalara borç takıp ödememek?

bobinhoo
Geçen şunu farkettim ki,tüm bankalardaki kredi kartı limitleri, ek hesap limitleri, ön onaylı krediler vb hepsini alsam 7-8 milyona yakın para alabiliyorum anında bankalardan.Üzerimde hiç bir malvarlığı olmadığı senaryoyu düşünecek olursak, ben bu borcu bankalara takıp ödemesem ne olur?Bildiğim kada
Geçen şunu farkettim ki,tüm bankalardaki kredi kartı limitleri, ek hesap limitleri, ön onaylı krediler vb hepsini alsam 7-8 milyona yakın para alabiliyorum anında bankalardan.

Üzerimde hiç bir malvarlığı olmadığı senaryoyu düşünecek olursak, ben bu borcu bankalara takıp ödemesem ne olur?

Bildiğim kadarıyla maaşımın da %25ine el koyabiliyorlar maksimum, %75i bende kalıyor zaten.

Bu koşullarda tüm malları üzerine geçireceğim insandan kazık yemediğim sürece başka nasıl zorluklar yaşarım sizce?
0
bobinhoo
(12.01.26)
Bi daha bankalarla işin olamaz. Hesabına para yatıramazsın direkt bloke edilir. Kredi kartı kredi kullanamazsın. Kredi kartın olmadığı için araba kiralayamazsın mesela.
Onun dışında ödeyeceğim diye taahhüt falan vermezsen hapis cezası yok.
Haciz derdin de yoksa sorun yok zaten.
0
jelly bear
(12.01.26)
O güvendiğim insan bir kart çıkarır verir bana nolacak ki. Ha dediğin gibi araba kiralayamazsın ama çok da önemli bir şey değil yani.

Peki bankalar bir süre sonra bırakır mı peşimi acaba?
-1
🌸bobinhoo
(12.01.26)
bankalar peşini bırakır borçlar varlık fonuna devrolur bir süre sonra. varlık fonu borçları daha ucuza satın aldığı için borçları daha az paraya kapatabilirsin ama belki de bi 5-10 yıl sonra.

ama yine de kart vs alamazsın.
0
jelly bear
(12.01.26)
Varlık fonu bir zaman sonra seni aramayı bırakıp halanı teyzeni amcanı dayını evliysen eşini değilsen sevgilini sevgilinin kardeşini arkadaşlarını arkadaşlarının arkadaşlarını falan aramaya başlıyor seni utandırmak için, "bu bobinho'ya biz ulaşamıyoruz siz ulaşırsanız söyleyin de bize üç beş bi şeyler ateşlesin borcu çok birikti" diyorlar, "bunlar da umurumda olmaz kardeşim" genişliğin varsa pek bir sorun yaşamazsın.
0
kizil karga
(12.01.26)
varlık şirketleri peşini bırakmaz. bu yüzden üstüne hiç bir şey alamazsın. zaten almam diyorsan sorun yok. maaşına haciz gelir ömür boyu taksit taksit ödersin. eğer istersen onu da ödemezsin hatta.

al sana taktik. o çok güvendiğin kişiye imzala büyük bir senet, versin seni icraya. maaşına ve evindeki fazla eşyalara haciz koysun. eşyaları bir tanıdık ile yedi emin yapsın kaldırmandan kullanmaya devam et. maaşından her ay yatan parayı da çeker sana geri verir. bankalar ve varlık şirketleri de sırada bekler durur artık.

tabii bir daha ömür boyu bankalar ile işin olmaması gerekiyor.
0
gercekdunya
(12.01.26)
@gercekdunya dahice lan, nası aklıma gelmedi diye üzüldüm şu an.
0
🌸bobinhoo
(12.01.26)
@bobinhoo tecrübe. 20 sene önce geçtik bu yollardan gençlik ateşi işte.
0
gercekdunya
(12.01.26)
Bir marketin çekmecesindeki parayı kapıp kaçmakla ya da yoldaki simitçinin simidini kapıp kaçmakla ahlaki yönden bir fark var mı bu durumun?

Konunun o yönü gözardı ediliyor sanırım.

Bankalar kredi faiz oranını hesaplarken, geri dönmeyen kredi masraflarını da maliyet içine koyar ve bu parayı bir şekilde namuslu vatandaşlardan tahsil ederler.
+1
Mirket
(12.01.26)
@mirket

bence çok farkı var ama o başka bir tartışmanın konusu. zaten yapacağımdan da sormuyorum böyle bir şeyi fark edince gözden kaçırdığım başka sonuçları var mı diye merakımdan açtım soruyu.
0
🌸bobinhoo
(12.01.26)
@Mirket dediğin gibi banka o kayıp kaçak oranını da hesaba katarak maliyet analizi yapar. yeni vereceği krediyide bu şekilde verir.

ahlak yönüne gelecek olursa bence tartışılır. verdiğin örnekler hırsızlık. bu yapılan da hırsızlık diyorsan haklı olabilirsin. ayrıca bana göre, zora düşmüş birine yüksek faiz ile borç verip elindekini avucundakini almak da hırsızlıktır. geçmişte ben zora düştüğümde hiç durmadan sıkıştırmaları, tüm çevremi aramaları ne kadar etik ve ahlaki idi. ödeyebilsem zaten öderdim. nitekim o dönem geçince tüm borcumu ödedim.

ama bu örnekte arkadaş zora düşmemiş bilerek ve isteyerek yapacak. bu da onun için kendi vicdanı ile hesaplaşması gerkmektedir.
+1
gercekdunya
(12.01.26)
Bankalara 8 milyon takmış birine güvenip kredi kartını verecek bir enayi tanıdığın varsa bizi de tanıştır. Biz de yararlanalım.
+1
himmet dayi
(12.01.26)
Birkaç yeri düzeltelim:
Bankalar aynı anda o 8 milyonu vermeyeceklerdir, velev ki verdiler, ödeme, ben de o durumda olsam ödemem.
Varlık fonundan önce bankanın avukatlık bürosu o paranın peşine düşüyor, avukatın icra ekibi iyiyse, "seni aramayı bırakıp halanı teyzeni amcanı dayını evliysen eşini değilsen sevgilini sevgilinin kardeşini arkadaşlarını arkadaşlarının arkadaşlarını falan aramaya başlıyor" :)
Hapis yok demişler ama var, borcu hiç ödeyemezsen, en son çare varlık fonu kamu davası açıp çok cüzi miktar kadar seni günlük olarak para karşılığında cezaevinde yatırıyorlar.
En temiz yol, +1 gercekdunya
Bu yol ile hapse de girmezsin, borcu da ödemezsin.
0
pccopath
(12.01.26)
kuzey amerika'da battim diyip yirtiyorsun. 7 sene kara listeye aliyorlar, o sure icinde nakit yasaman lazim, kredi karti falan almak imkansiza yakin. sana borcu olan herkese kagit gidiyor, bu eleman batti haberiniz olsun, soguk su icin, adami da rahatsiz etmeyin diye. hapis falan da yok. bunu her 7 senede bir tekrarlayip, cektigi para ile turkiye'de han hamam alan tipler var. hatta esiyle ortak olarak bir kendini batiriyor bir esini batiriyor, her 7 senede bir bu donguyu tekrarliyor.

ama bildigim kadariyla bu tr'de islemiyor, senden bir sekilde aliyorlar parayi ya da iceri giriyorsun.

kisiyi degil kurumu da dolandirsan, ve dolandirdigin kurum hicbirimizin hazzetmedigi bankalar da olsa hakkin olmayan parayi cukkalayip tuymek neresinden bakarsan bak hirsizlik.
0
cooperr
(12.01.26)
(12)

Trump her istediğini yapabilir mi?

eisberg
Venezuela, Grönland, Küba şimdi İran... Yarın uyanıp haritadan yer seçip canının her istediğini yapmasına bir engel var mı?
Venezuela, Grönland, Küba şimdi İran... Yarın uyanıp haritadan yer seçip canının her istediğini yapmasına bir engel var mı?
+1
eisberg
(12.01.26)
mühür kimdeyse süleyman o'dur.
+2
gercekdunya
(12.01.26)
Askeri anlamda bi tek çine salça olamaz gibi düşünüyorum.
+1
antihero
(12.01.26)
kağıt üstünde yapamaz ama yapmasına engel olacak kimse yok gibi.
0
inheritance
(12.01.26)
olay sadece askeri anlamda güçlü olmaları da değil ki açık ara en güçlüler bu konuda. adamlar ekonomiyi yönlendiriyor, bütün dünyada ajanları var, elektronik sistemleri kontrol ediyorlar, bankacılık sistemini kontrol ediyorlar.

isterlerse 1 ülke 1 haftada batar mesela, o yüzden kimse gerçek anlamda abdye karşı gelemez.
0
monicapp
(12.01.26)
Engel yok adamların isteyip alamayacağı yer yok sadece bunu ne kadar istedikleri ve neyi feda edecekleri var.
Abd istese çinide alır ama buna değer mi ölçer biçer.
Kazanan abd olur.

Bu konumda oldukları için haritadan yer seçip yarın dalıyoruz demelerine bir engelde yok
-1
basond
(12.01.26)
politik-ekonomik anlamda yapabilir fakat askeri olarak yapamaz.

çünkü savaşı hem maliyeti büyük hem de abd toplumsal muhalefeti güçlü. 1960'larda vietnam savaşını protesto etmek için yüzbinler beyaz saray önünde toplanmıştı.

ayrıyeten kasımda ara seçim var ve demokratlar kazanacak gibi duruyor.
0
yurtsuz john
(12.01.26)
Trump süzme bir o.e. Ama Grönland'a askeri bir operasyon yapmasını o kadar çok istiyorum ki. AB ve NATO üyesi bile olmayan Ukrayna'yı ABD istedi diye zorla savaşa soktular Rusya ile ve tüm Avrupa Rusya'ya sırtını döndü. Asıl tehlikenin ABD olduğunu (en azından maga'cı davarlar) görmeleri ve Danimarka'yı yalnız bırakarak nasıl iki yüzlü olduklarını bir kez daha göstermeleri için istiyorum böyle bir şeyi.

Neyse asıl soruya gelirsek, yapabilir mi? Rusya ve Çin'in ayağına basmadığı sürece her istediğini yapar.
+3
himmet dayi
(12.01.26)
Trump, Amerika'nın acilen yapmak zorunda olduğu işleri yapsın diye başa getirilmiş bir görevli.
Amerika, çıkarı olan ülkeleri eskiden olduğu gibi zamana yayarak değil de bir an önce dizayn etmeye çalışıyor. Burada dikkat ettiği husus, ele aldığı ülkede çıkarına uygun bir düzen kurduğunda halkın buna sessiz kalması.
Halk bu duruma boyun eğmez de kaotik bir ortam oluşursa endişesi taşıyorlar. Başkaca bir korkuları yok.

diye düşünüyorum.
0
Mirket
(12.01.26)
esasen yapamaz, senato'dan onay çıkmayan, mantık çerçevesine oturtulamayan hiçbir şeyi yapmaz. amerikan kanunları böyle manyakları engellemek için çok iyi dizayn edilmiş. venezuela'daki konu trump'ın söylediğinden farklı aslında. oraya uyuşturucu operasyonu düzenlediler. yok maduro şöyle yaptı, yok halkına zulüm etti vs. hikaye. bu bu yüzden oraya gidip maduro'yu alıp çıkabildiler. ama grönland'a girmek için onay alamaz gibi geliyor. hatta ön çalışmasını yapmış red almışlardı. bu adam manyak yasa masa dinlemeyebilir tabi.
-1
cisimcik golgi
(12.01.26)
süper güç dediğimiz kavram sadece askeri güç demek değildir.

Ekonomik güç, diplomatik güç, kültürel güç, ticari güç, lojistik güç, istihbarat gücü, teknolojik güç...

bunların hepsinde iyi olduğunuzda zaten süper güç oluyorsunuz.

Askeri güç ABD gibi ülkeler için en son seçenek çoğu zaman. Bizde bu konu çok anlaşılmıyor. Biz sadece askeri gücü değerlendiriyoruz. Ama bu soft power konusu bizde çok anlaşılmıyor. Hatta bazen soft power askeri güçten daha etkili olabiliyor.

İsrail'in askeri gücü nitelik olarak çok iyi olmasına rağmen sayısal olarak küçük bir güç. Ama bak hiçbir ülke sesini çıkaramıyor israil'e. Çünkü softpower olarak çok kuvvetli. Diplomasi, ticaret, finans piyasaları, kültürel güç onlarda.

Bu gözle bakınca ABD gidip şu anda bu saydığınız ülkeleri işgal etmeye uğraşmaz. Ama işgal etmekten beter hale getirebilir.

Çok basit bir örnek şu anda bütün avrupa ABD merkezli teknoloji sistemlerini kullanıyor. İşletim sisteminden, bulut depolamaya kadar. Mailleşmelerden tutun da yapay zeka sistemlerine kadar. Bunlara erişimini kestiği anda kaos...

Ticaretini engeller, uluslararası dolaşımdaki paranı dondurur, başka ülkelere baskı yapar seninle iletişimi keser, uluslararası organizasyonlardan seni dışlar. Swift sisteminden atıldığını düşün, yine kaos.

Ticari gemilerinin başka ülke limanlarına yanaşamadığını düşün... Mal ihraç edemiyorsun. Para kazanamıyorsun yani.

Şu anda dünyada var olan sistemi ABD dizayn etti. Dolar bazlı ticaret, uluslararası finans. Yani sen o sistemin içinde olup da o sistemin adminine kafa tutunca seni hemen banlıyor.

trump'a yaptırılan şey ise şu, ABD'nin önümüzdeki 20-30 yıllık hedeflerini çok hılzı bir şekilde gerçekleştirmeye uğraşıyorlar. Çünkü Çin çok fena geliyor. Ön almak için uğraşıyor.

O yüzden Trump'a biraz göz yumuluyor.



Ha güveniyorsan kendine, kaynağın, teknolojin, askeri gücün, sanayin varsa sistemin dışına çıkar meydan okursun. Rusya'nın şu an yapmaya çalıştığı gibi, ya da Çin'in.

ama onlar da henüz alternatif bir sistem oluşturmadılar. Kendi ayakları üstünde duruyorlar ama ABD'nin yaptığı gibi başka ülkeleri de kalkındıran bir modelleri yok henüz.

Bak işte o yüzden ABD'nin onca sert hareketine rağmen, Avrupalı liderlerden cılız sesler yükselebiliyor en fazla.

Venezuela operasyonu farklı bu arada. Oradaki iş narkotik bir operasyon gibi paketlendi ama aslında venezuela'nın petro-dolar sistemini delmeye çalışması oradaki konu.

Petrolü dolar dışında alıp satmaya çalışan herkesin sonu benzer oldu.
0
anten
(12.01.26)
Teoride yapar ama Abd'deki kurumların çıkarlarına ters düşebilir. Dünyanın kendisinin gücü yetmez. Anca Abd'deki kurumların gücü yeter.
+1
put it in your appropriate place
(12.01.26)
sirf su yasanan olaylar bile cok kutuplu dunyanin ve taraf olmamanin ne kadar onemli olduklarinin gostergesi. abd'yi dengelemek icin cin, rusya vs gibi kuvvletler kesinlikle olmali.
+1
Sour
(12.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-5
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
(4)

Schengene basvurmali miyim

optimistbakunin
Selam. Bekar erkek genc profili. Bankada para da gosterebilirim. Duzenli is de var. Hic yurt disina cikilmadi 10 yillik bordo pasaport 2 yildir var tertemiz. Plan fransa seyahati. Ozel bir anlami yok gezmek icin. Hic efor ve para sarf etmeden vizesiz yerlere mi bakayim yoksa sansimi denemeli miyim?
Selam. Bekar erkek genc profili. Bankada para da gosterebilirim. Duzenli is de var. Hic yurt disina cikilmadi 10 yillik bordo pasaport 2 yildir var tertemiz. Plan fransa seyahati. Ozel bir anlami yok gezmek icin. Hic efor ve para sarf etmeden vizesiz yerlere mi bakayim yoksa sansimi denemeli miyim? Ayrica ne kadar suruyor vize isleri falan, neye dikkat etmek gerekir.
0
optimistbakunin
(08.01.26)
dene fransa ilk başvuru için iyidir.
bi yerden başlamak lazım. kimse anasının karnından schengenle doğmuyor.
mesele randevu bulmak. belgeleri düzgün verdin mi gerisi tevekkül. yazı tura gibi şans.
0
jelly bear
(08.01.26)
Eşime aldım,çok memnun
0
duptıs
(09.01.26)
başvurun. ya da dilerseniz öncesinde ingiltere vizesi alın 6 aylık. ingiltere çok zor reddediyor. bir gidin gelin sonrasında da schengen'e başvuru yapın. daha güçlü görünür pasaportunuz böylece.
0
elektr10
(09.01.26)
ne kadar sürüyor cevabı verilmemiş onu da ben söyleyeyim. randevu gününden itibaren 3 hafta içinde.
0
himmet dayi
(09.01.26)
(4)

Airpods 4 anc almaya değer mi?

webbrowser
Selamlar, apple ekosistemindeyim ve mevcutta qcy silikonlu modelini kullanıyorum, airpods 4 anc dikkatimi çekti, kullananlar memnun mu? Bu fiyatlara çıkmadan başka alternatifler var mı?
Selamlar, apple ekosistemindeyim ve mevcutta qcy silikonlu modelini kullanıyorum, airpods 4 anc dikkatimi çekti, kullananlar memnun mu? Bu fiyatlara çıkmadan başka alternatifler var mı?
0
webbrowser
(08.01.26)
airpods hiç f/p değil diye almıyordum, qcy t13 kullanıyordum. geçen yıl airpods 4 anc hediye olarak geldi 1 yılı geçti kullanıyorum ve inanılmaz memnunum. hala bir kulaklığa o kadar para verecek olsam elim titrer, muhtemelen daha f/p alternatifleri vardır (Youtube'da Enes Özen bu konuda iyidir, bakabilirsin) ama airpods pişman etmez. anc'si muhtemelen pro kadar iyi değildir silikon olmadığı için ama bunun da kulaktaki duruşu daha rahat.
+2
duguit
(08.01.26)
kullanıyorum, aşırı memnunum! bana eşimin hediyesiydi, bunları kullandım ya artık başka bir şey kullanamam gibi. efsane bir gürültü engelleme özelliği var tavsiye ederim.
0
amelie poulain
(08.01.26)
Pro 2 anc kullanıyorum, sanırım söylediğinden daha düşük bir model ancak çok memnunum, bir kulaklığa bu kadar para verilir mi derdim ancak verilir misin gördüm. Özellikle gün içinde işe gidip gelirken 2 saat yolda kullanıyorum, ve sürekli toplantı yapan biriysen çok çok iyi.
0
ebeş
(09.01.26)
Fiyatı çok fazla. Bunda herkes hemfikirdir sanırım. Ancak 4 ANC'nin ANC özelliği beklentilerin çok üstünde. Pasif gürültü engellemesi (sünger, kaçuk vs.) neredeyse yok denebilecek bir kulaklığın bu kadar iyi gürültü engelleyebileceğini hiç düşünmezdim. Ta ki deneyene kadar. Ben de çok memnun olanlardan biriyim.
0
himmet dayi
(09.01.26)
(4)

E sim, yurtdisi

narod
Vodafonun yurtdisi paketi varmis 3 gb 500 kusur tlYa da bu e sim falan oluyor galiba ama hic kullanmadim. Nasil alinir, nasil kullanilir? Bilal e anlatir gibi mumkunse anlatabilir misiniz? Hangisi mantikli olur, vodafonunki mi e sim mi?Ocak sonu gibi 2 gu Almanya'da olacagim
Vodafonun yurtdisi paketi varmis 3 gb 500 kusur tl

Ya da bu e sim falan oluyor galiba ama hic kullanmadim. Nasil alinir, nasil kullanilir? Bilal e anlatir gibi mumkunse anlatabilir misiniz?
Hangisi mantikli olur, vodafonunki mi e sim mi?
Ocak sonu gibi 2 gu Almanya'da olacagim
0
narod
(08.01.26)
internetten esim aldınız -> genellikle eposta adresinize mail geliyor ve o mailde qr kod oluyor. -> bu kodu, telefondan esim ayarlarına girerek okutuyorsunuz.

bu kadar.
3gb 500tl inanılmaz pahalı. ben lyca mobile ile 20gb yi 200tl ye almıştım, aylık. tabii bu iş ülkeden ülkeye değişiyor ama avrupada hiçbir yerde 3gbye 500tl verilmez.

ayrıca (telefon modeline göre) hem esim hem de kendi siminizi kullanabiliyorsunuz. yani aramalar mesajlar hep kullandığınız sime geliyor, interneti esimden alabiliyorsunuz.

şimdi baktım, lyca de'de, 45gb 6eur. 300tl: www.lycamobile.de
0
substituent
(08.01.26)
telefonun e-sim destekliyorsa AirAlo uygulamasından al.
3 günlük 3 cigabayt 7 euro diyor, 3 cigabayt yeter mi diyorsan, türkiye'de operatörler katakulli yaptığı için orda su gibi bitiyor kota, almanya'da öyle hızlı gitmiyor.

Uygulama e-simi telefonuna eklemek için yönlendirecek seni çok karışık bir şey değil.
0
nahtoderfahrung
(08.01.26)
Telefonun eSIM desteği olması şart. MobiMatter öneririm. Birden fazla sağlayıcıdan fiyat karşılaştırarak alabilirsiniz. Airalo epey iyi ama pahalı mesela.

Satın aldıktan sonra zaten eSIM yükleme seçeneği uygulamada görünecek. İleri ileri ok bu kadar basit.

Türkiye'den bu uygulamalara erişim engellenmişti en son. O yüzden VPN ile girmeniz gerekebilir.
0
himmet dayi
(08.01.26)
vodafone pahalı ordan alma.mobimatter veya bnesim al. ilk alımda indirim kodu da oluyor. refle.
0
jelly bear
(08.01.26)
(4)

Türkiye'den Trafik Cezası Ödeme (Almanya)

giggs
Merhaba,Almanya Köln'de araç kiralamıştım. Park cezası yemişim. Mail geldi fakat nasıl ödeyeceğimi anlayamadım. Köln belediyesi sitesinden ödeme gibi bir durum var mı ? Orada yaşayan arkadaşlardan yardım rica ederim.
Merhaba,

Almanya Köln'de araç kiralamıştım. Park cezası yemişim. Mail geldi fakat nasıl ödeyeceğimi anlayamadım. Köln belediyesi sitesinden ödeme gibi bir durum var mı ? Orada yaşayan arkadaşlardan yardım rica ederim.
0
giggs
(08.01.26)
Aynısı başıma geldi. Ödeme sistemini bilmediğim için akışa bıraktım. 3 hafta sonra aracı kiraladığım kredi kartından otomatik 30 euro(ceza bedeli) çektiler.
0
HellKeePer
(08.01.26)
benden de 30 euro çekmişler fakat bu sadece hizmet bedeliymiş. Asıl ceza değilmiş.

Ayrıca depozito da geri gelmedi. Bunun da cezadan olduğunu söylüyorlar.
0
🌸giggs
(08.01.26)
'Hizmet bedeli' dediği şey ceza için işlem bedelidir. Yani bu cezayı ödeyecekleri anlamına geliyor. Cezayı ödeyip provizyondan düşerler veya farklı provizyonda yansır. Ben Avusturya'da ceza yediğimde adresime (EU içinde) mektup olarak gelmişti. Ödemeyi de Revolut üzerinden IBAN numarasına yapmıştım. Sizin direkt kendinizin ödemesi gerekirse muhtemelen IBAN'a atmanız gerekir ve bunun için SWIFT ya da Wise ile gönderme yapabilirsiniz diye düşünüyorum. Ama kiralama şirketi işlem ücretini aldıysa kendisi öder.
0
himmet dayi
(08.01.26)
@giggs 30 euro kiralama şirketi tarafından kesildiyse cezayı onlar ödeyip sana faturasını yansıtmışlar. Park cezası 30 euro civarı zaten. Tam emin olmamakla birlikte ceza kapandı diye yorumluyorum.
0
HellKeePer
(09.01.26)
(11)

Taşkala

michael_knight
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?
Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
0
michael_knight
(08.12.25)
Gırgır , şamata, argo ve alay etmekle mixlenen boş muhabbet etmek demek. Kullanmadım ama kırsal bölgelerde de çok kaldığımdan çevremdekiler söylerdi bu kelimeyi.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Gaziantep'te sık kullanılıyor.
0
rodeocu
(08.12.25)
İlk kez duydum :/
0
himmet dayi
(08.12.25)
ilk kez duyuyorum
0
exlibris
(08.12.25)
Malatyalıyım çok sık kullanırız
Telaş taşkala
+1
etna
(08.12.25)
İlk kez duydum ben de
0
nundu
(08.12.25)
Sadece Malatyalılarla konuşurken kullanıyorum. 2003'te İstanbul'da ilk defa kullanmam gerekince "velvele, uğraşı, kargaşa, telaş/telaşe" gibi sözcüklerle yerini doldurmaya çalışmıştım cümledeki anlamına göre...

Antep'te de kullanıldığını öğrenmek güzel oldu. Anarya gibi. Acaba Gaziantepliler köceği de bilir mi? (bkz: köcek/#34054759)
0
yadigar
(08.12.25)
teşkale diye kullanıldığını duydum.
0
ground
(08.12.25)
hic duymadim +1
0
cooperr
(08.12.25)
10 yil once falan dersanede Hatayli bir arkadastan duymustum. Taskala yapmak mi, taskala etmek mi oyle bir sey demisti. Tassak gecme desene suna ne hanimevladisin diye cikismistim. Kufurlu konusmamak icin kelime uydurdu sanmistim. O da oyle bir kullanim var bizim oralarda demisti. Benimki de mallik, yeni bir sey ogrenince google'a yaz arastir, sorgula bari. Duyuruyu gorunce aklima geldi simdi o kelime.
+1
freedonia
(08.12.25)
Kürtçe konuşan kişiler (özellikle erkekler birbirlerine karşı) çok sık kullanılır. Benim gördüğüm.
+1
nefertarii
(08.12.25)
(7)

app store oyunu

patronaj1
selamlar, iyi kötü basit bi hypercasual oyun çıkardım. eş dostla 100+ indirme oldu.admob'da şu ana kadarki eBGBM ₺133 tl.apple ads'in verdiği 100 dolarlık kredi ile sadece 2 install aldım henüz. kişi başı 35 tlye app indirtiyorum :Dtiktok'ta denemelik bi video yayınladım bir tanesi çok iyi sonuç ver
selamlar, iyi kötü basit bi hypercasual oyun çıkardım. eş dostla 100+ indirme oldu.
admob'da şu ana kadarki eBGBM ₺133 tl.

apple ads'in verdiği 100 dolarlık kredi ile sadece 2 install aldım henüz. kişi başı 35 tlye app indirtiyorum :D

tiktok'ta denemelik bi video yayınladım bir tanesi çok iyi sonuç verdi. indir tuşuna basma maliyeti kişi başı 1.66 tl.
6000 görüntülenmede 59 beğeni ve 5 profil görüntülenmesi aldım bgbm 18.3 tl.

keywordlerim ve search optimasyonum gayet okey bence.

nerede hata yapıyorum? aynı yoldan geçen oldu mu acaba?

denemek isteyene dm'den link atılıır.
+1
patronaj1
(08.12.25)
ben denerim link atarsan.
0
biseysorcaktim
(08.12.25)
Ben de denemek isterim.
0
himmet dayi
(08.12.25)
Denemek isterim. Oyun hakkında da hem buradan hem de App Store üzerinden yorumlarımı yaparım istersen.
0
ulukayin
(08.12.25)
Yolla bakalım. Ayrıca www.reddit.com sayfasında da uygulamalarını paylaşıp yorum alabilirsin
0
cemallamec
(08.12.25)
peşin not: vurmayın acemiyim.
0
🌸patronaj1
(08.12.25)
İlk etapta Facebook sdkları da kurup bol bol instagram reklamı verin hocam. Geri dönüşler geliyorsa yavaş yavaş Google'da da agresif reklama geçersiniz. Apple reklam, başlangıç için çok pahalı. En iyi geri dönüşler facebooktan gelir.

Oyun işinde şöyle bir mantık var. Reklam bütçesini tamamen kullanıp bitirmek gibi değil. Diyelim aylık 5 bin reklam bütçesi düşünüyorsunuz. Bunu her zaman 5 bin verdim sıfırlandım diye değil 10bin verdim 5 bin aldım diye düşüneceksiniz. Bunu da artırarak gidersiniz. Yani 6 ay sonra 100bin yatırıp 95bin alıyor olmanız lazım. Mevcut kullanıcılarla o 5 bini çıkarmaya başladığınızda 100 yatırıp 105 almaya geçeceksiniz.

Oyun yatırım haberlerinin çoğu da bu şekilde. 5 milyon yatırıp 5 milyon 500 almaya çalışıyorlar.
0
nickini vermek istemeyen uye
(09.12.25)
güncelli.
0
🌸patronaj1
(12.12.25)
(10)

çorba çeşitleri

love and trust
malum havalar soğudu çeşitli çorbalar denemeye başladım. farkettim kigenelde 3 çorba etrafında dönüyorum;tarhanaezogelinyayla çorbasıbunlar haricinde sizlerin yaptığı ve severek içtiğiniz başka hangi çorbalar var, tavsiyelerinizi beklerim.
malum havalar soğudu çeşitli çorbalar denemeye başladım. farkettim kigenelde 3 çorba etrafında dönüyorum;
tarhana
ezogelin
yayla çorbası

bunlar haricinde sizlerin yaptığı ve severek içtiğiniz başka hangi çorbalar var, tavsiyelerinizi beklerim.
0
love and trust
(07.12.25)
mercimek
balkabağı
0
king lizard
(07.12.25)
Kışın çorba içmeye bayılırım.

-sebze çorbası (genelde kabak, kereviz sapı, havuç, brokoli, 1 küçük patates, süt ve şehriyeyle yapıyorum)

-tavuk suyuna çorba
- brokoli çorbası
-şehriyeli domates çorbası
- yeşil mercimekli, erişteli çorba (bu biraz aş dediğimiz türden oluyor)
- mantar çorbası

Sizin söyledikleriniz dışında en sık yaptığım çorbalar.

Bir de dört kaşık çorbası diye bir çorba denedim, yeni favorilerimden olabilir. Yoğurtlu ve bakliyatlı bir çorba.

Edit: tarifini de ekleyeyim. Yalnız ben yoğurtlu çorbalara yumurta eklemem, bunu da yaparken yumurta eklemedim. Unu bir tatlı kaşığı kadar arttırdım. O kısım size kalmış. Bir de yağ yakarken bir soğanı karamelize edip, içine ekledim. yemek.com
+1
fraise
(07.12.25)
çorbada kremayı çok sevmiyorum, kremalı çorbalar yapmam.
patates çorbasına ama terbiyesinde mutlaka limon olacak.
kırmızı mercimek çorbası. yeşil mercimek çorbası daha çok yemek gibi geliyor bana ama zaten tanıdını sevmediğim için tüketmiyorum.
ben yapmıyorum ama sütlü badem çorbası deneyebilirsiniz.
şehriyeli salçalı çorba. benim için en basiti.
tavuk suyu çorbası. ama içine dereotu, havuç koyulacak.
pek sevmem ama havuç çorbası da olabilir.
+1
black holes in the sky
(07.12.25)
yoğurtlu keşkek çorbası, domates çorbası(yazdan hazırlanan fırında közlenmiş domateslerle), erişte çorbası, tavuk suyu çorbası(tam kış çorbası, bol limonlu, ekşili), balık çorbası (çok balık seven biriysen dene), farklı yörelerin tarhanalarından çorba yapmayı deneyebilirsin .
+1
sealth
(07.12.25)
Mercimek -> her zaman favorim.
Domates çorbası -> Kullanılan domatese göre değişmekle birlikte iyi domatesle yapılan bir domates çorbası harika olur.
Tavuk çorbası -> iyi yapılırsa içerim sadece
Brokoli çorbası -> çok lezzetli olur
Terbiyeli şehriye çorbası -> güzel olur
Bamya çorbası -> Etli olduğu için pek sevmiyorum ama güzel bir çorbadır.
+1
himmet dayi
(07.12.25)
terbiyeli çorbaları daha çok seviyorum ben. mesela terbiyeli tavuk suyu çorbası.

marketten tam tavuk aldın. atılacak yerlerini attın. güzelce haşladın. suyunu süzdün. tavuğun istediğin yerinden çorba için ayırdın, mesela göğüs. sonra çorba yaptın.

tavuğu da fırında kızarttın yedin.


1 tavuktan belki 12 kişilik çorbaya tavuk suyu çıkar. porsiyonlayıp buzluğa atabilirsin.


hem suyunu porsiyonlarsın içine de hazırladığın tavuk parçalarını da atarsın öyle dondurursun. böylece bir çorba için çok uğraşmak zorunda kalmazsın

ayrıca tarhana dahil her şorbaya tavuk suyu koyarsan daha güzel olur.
+1
Fodera
(07.12.25)
Kereviz, havuç ve patatesli kırmızı mercimek çorbası
Fesleğenli fırınlanmış domates çorbası (Bu çok güzel oluyor, domates, soğan ve sarımsağı fırında pişirip sonra çorba yapıyorum. Biraz zahmetli olduğu için bir seferde çok çok yapıp buzluğa koyuyorum.)

Çorba pek aramıyoruz, tarhana falan da sevmiyoruz, bu iki çorbayı sürekli tüketiyoruz.
+2
kobuzchu kiz
(07.12.25)
işkembe.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.12.25)
Fırında közlenmiş sebzeler ile yapılan çorbalar olabilir
youtube.com

Ardanın brokoli çorbası hem çok pratik hem de bir çimdik tarçın çok yakışıyor
youtu.be

4 kaşık çorbası, bakliyat miktarını 8 kaşığa çıkarınca daha bol malzemeli doyurucu oluyor
youtu.be
+2
grimavi
(07.12.25)
Çorba yaa! Çorba
Dünyanın en samimi yiyeceği/içeceği
+2
🌸love and trust
(07.12.25)
(1)

En iyi retro/arcade oyun konsolu hangisi?

Buddrick
90'lı yılların oyunlarını oynayabileceğim binlerce oyunlu sağlam bir oyun konsolu almak istiyorum. Piyasadakilerin yorumlarına baktım, tuşlara tepki/ çözünürlük benzeri şikayetler var. Sizin önerebileceğiniz bir marka var mı?
90'lı yılların oyunlarını oynayabileceğim binlerce oyunlu sağlam bir oyun konsolu almak istiyorum. Piyasadakilerin yorumlarına baktım, tuşlara tepki/ çözünürlük benzeri şikayetler var. Sizin önerebileceğiniz bir marka var mı?
0
Buddrick
(07.12.25)
Bilgisayardan istediğin tüm oyunları oynayabiliyorsun, donanıma para vermeye gerek yok. Sadece bilgisayarda çalışacak bir gamepad alsan yeter. Klavye ile de mümkün. Bilgisayar yok diyorsan o ayrı tabii.

Mobil versiyon da mümkün.
0
himmet dayi
(07.12.25)
(2)

PSN indiriminden güncel üyeler yararlanamıyor mu?

croswell
aylık PSN ödüyordum black friday indiriminden yıllık alayım diyorum ancak asla çıkmıyor. Aylık ödeme üzerinden indirim veriyor. Çok saçma geldi.
aylık PSN ödüyordum black friday indiriminden yıllık alayım diyorum ancak asla çıkmıyor. Aylık ödeme üzerinden indirim veriyor.
Çok saçma geldi.
0
croswell
(05.12.25)
sıfırdan deluxe aldım indirimli. herhangi bir sorun çıkmadı.

mevcut üyelerle ilgili bilgim yok.
0
kibritsuyu
(05.12.25)
Yurt dışında yaşıyorsan ve TL üzerinden almak istiyorsan buna VPN'le dahi izin vermiyor plus alırken. Hesabına kayıtlı kredi kartı varsa Türkiye'de bulunan bir yakınından girip almasını isteyebilirsin. Ben öyle yaptım Plus alırken. Oyun alırken sorun olmadı.
0
himmet dayi
(05.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.